Yaratılış 25:30

Esav Yaakov’a, “Lütfen şu kırmızı şeyden bana yuttur; çok bitkinim” dedi. [Bu nedenle ona Edom adı verildi.]

Yemek tenceresini gören Esav, “Ne zamandan beri kendi yemeğini pişiriyorsun? Neden mercimek pişiriyorsun ve bunu kime vereceksin?” diye sordu.

Yaakov, “Duymadın mı? Büyükbabamız Avraam bugün öldü. Mercimek pişiriyorum; çünkü bu, yas tutanların yemeğidir” dedi.

Mercimek bütünüyle yuvarlak olduğu için yas tutanın mercimek yemesi âdettir. Yas tutan kişi dünyanın yuvarlak olduğunu ve yaşam ile ölümün sürekli bir döngü hâlinde ilerlediğini hatırlamalıdır.93

Esav, “Şimdi görüyorum ki Yargıç da yok, adalet de. Avraam şimdiye kadar yaşamış en büyük azizdi. Tanrı’nın emirlerini bir insanın yapabileceği kadar kusursuz biçimde yerine getirdi. Buna rağmen Noah ve önceki kuşakların insanları kadar bile yaşamadı. Demek ki dinin hiçbir değeri yok” dedi.

Esav o kadar açtı ki bir deve gibi böğürüyor, Yaakov’dan mercimeği ağzına kürekle atarcasına vermesini istiyordu.94 “Bana ekmekle birlikte biraz yuttur. Yemek henüz tam pişmemiş olsa bile ver. Bitkinim, açlıktan tükeniyorum; pişmesini bekleyemem” dedi.95

[İbranice “Lütfen bana yuttur” ifadesi haliteni na (הלעיטני נא) şeklindedir. Na (נא) kelimesi burada “lütfen” diye çevrilse de] aynı kelime “çiğ” anlamına da gelir; “Pesah korbanını çiğ (na) yemeyin” ayetindeki gibi (Şemot 12:9). [Esav böylece, “Bana çiğ hâlde bile yuttur” demiş oluyordu.]96