VAYETSE PERAŞASI
Şimdi VaYetse Peraşası’nı ele alacağız. Tora’da bu peraşa tek bir bölümden oluşur.
BÖLÜM 1
Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı ve Haran’a doğru yola çıktı.
Önceki peraşanın sonunda Yaakov’un anne ve babasının öğüdünü dinleyerek Padan Aram’a [ya da Haran’a] doğru yola çıktığını görmüştük (28:7). Bu nedenle buradaki ifade ilk bakışta tekrar gibi görünebilir. Fakat bize üç ders öğretir.
1. Yitshak ile Rivka Yaakov’a Haran’a gitmesini söylemiş olsalar da Yaakov Kutsal Topraklar’dan ayrılmak istemiyordu. Bir eş bulmak için ülkeyi terk etmeye izin verilebilir; fakat Yitshak örneğinde olduğu gibi bu iş bir aracı vasıtasıyla da yapılabilirdi. Yaakov Esav’dan kaçmak zorunda olsa bile güvende olacağı Şem ile Ever’in akademisine gidebilirdi. Kutsal Topraklar’da yaşamak son derece değerlidir; insan oradan ayrılmamak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır.
O sırada Yaakov anne ve babasıyla Hevron’da yaşıyordu. Beer Şeva’ya gitti; çünkü burası Avraam’ın bir mizbeah kurduğu kutsal bir yerdi. Yaakov orada Tanrı’dan Kutsal Topraklar’dan ayrılmak için izin istedi. İzin verilince yoluna devam etti.1
Tora bu nedenle, “Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı ve Haran’a doğru yola çıktı” der. Evi Hevron’da olduğu hâlde Kutsal Topraklar’dan, İlahi izin aldıktan sonra Beer Şeva’dan ayrıldı.2
2. Bir tsadik bir şehirde yaşadığında o şehrin güzelliği ve ışığıdır.3 İnsanlar onun huzurunda yanlış davranmaktan utanırlar. Zamanla onun aydınlık yollarını örnek almayı öğrenirler; insanlar arasındaki ilişkiler bile düzelir.
Tsadik bir yerden ayrıldığında şehir koruyucusuz kalır. Herkes istediği gibi davranmaya başlar; gençler yaşlılara hakaret eder, çünkü kendilerinden öğrenecekleri ve örnek alacakları kimse kalmamıştır.4
Tora bu nedenle, “Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı” der. Midraş, Yaakov’un Beer Şeva’dan ayrılan tek kişi olmadığına göre Tora’nın bunu neden özellikle belirttiğini sorar. O gün birçok eşek ve deve de şehirden ayrılmıştı. Öyleyse neden yalnız Yaakov’un ayrılışı anlatılır?
Soru ilk bakışta anlaşılması güç görünebilir. Tora’nın o gün Beer Şeva’dan ayrılan bütün hayvanların listesini vermesi mi beklenirdi? Tora kuşkusuz gereksiz bilgi vermez.
Fakat böyle ayrıntılı bir liste için örnek vardır. Yahudiler Babil’den İsrael ülkesine döndüklerinde Tanah, atların, katırların ve eşeklerin sayısını bile verir (Ezra 2:66). Yeruşalayim’e dönüş gibi hayati bir olayda yer aldıkları için Kutsal Yazı olayı ayrıntılarıyla anlatır; insanların sayısını ve mallarını tek tek kaydeder. Tanrı iyi işler yapanları sever ve onlardan söz ettiğinde ayrıntılı biçimde anlatır.
Yaakov da anne ve babasına itaat ederek ve kendisine eş aramak üzere iyi bir iş için yola çıktığına göre Tora’nın, babasının evinden yanında götürdüğü hayvanların ve malların miktarını sayması beklenebilirdi. Midraş bu yüzden Tora’nın neden yalnızca “Yaakov ayrıldı” dediğini sorar. Sıradan bir hizmetkâr böyle bir yolculuğa çıktığında bile Tora, “Hizmetkâr efendisinin develerinden on deve aldı” demişti (24:10). Yaakov için neden aynı ayrıntı yoktur?
Midraş’ın cevabı şudur: Yaakov ayrıldığında şehir için çok büyük bir değişiklik meydana geldi. Onun yokluğu, yanında götürebileceği bütün mallardan daha belirgindi.5
Yitshak ile Rivka şehirde kalmışlardı. Fakat bir tsadik, iki tsadiğin birlikte bulunması kadar büyük bir etki meydana getirmez. Bu, değerli taşlara benzer: iki karatlık bir elmas bir karatlık elmasın yalnız iki katı değildir; değeri çok daha fazladır. Birbiriyle uyumlu iki çok kaliteli taş da tek tek değerlerinin toplamından daha değerlidir.6
Bir tsadiğin liyakati, başka tsadiklerle birlikte yaşadığında daha da büyür. Bu nedenle Yaakov ayrıldığında Yitshak ile Rivka’nın şehir üzerindeki etkisi azaldı.7 Tıpta da bir hekimler kurulu, üyelerin tek tek yapabileceklerinden daha fazlasını başarabilir. Bütün, parçalarının toplamından daha büyüktür.8
Bu bize bir tsadiğin ölümünde ne kadar yas tutmamız gerektiğini öğretir. Bir tsadik yalnızca bir şehirden başka bir şehre taşındığında bile böylesine büyük bir boşluk meydana geliyorsa, bu dünyadan ayrıldığında kayıp çok daha büyüktür. Böyle bir kayıp için ağlamak ve yas tutmak gerekir.
3. Yaakov’un Esav’dan kaçmasının dışında ayrılması için başka bir nedeni daha vardı. Avraam’ın Avimeleh’e, onun çocuklarına ve torunlarına zarar vermeyeceğine dair yemin ettiğini görmüştük (21:23). Yaakov, Avimeleh’le karşılaşırsa büyükbabasının yeminine benzer bir yemin etmeye zorlanacağından korkuyordu. Böyle bir yemin, Tanrı’nın onun çocuklarına vereceği Kenaan ülkesinin fethini geciktirebilirdi. Üç kuşağı Avraam’dan itibaren saymak yerine Yaakov’dan itibaren saymak gerekirdi; böylece İsraelliler ülkeye girmeden önce Yaakov’dan sonra üç kuşak beklemek zorunda kalırlardı.
Yaakov bundan kaçınmak için Haran’a gitti. Tora bu nedenle, “Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı” der. [Hatırlanacağı üzere Beer Şeva, Avraam’ın Avimeleh’le yemin yaptığı yerdi (21:31).] Yaakov benzer bir yeminden kaçınmak için şehirden ayrıldı. Dönmeyi düşünüyordu; fakat geri dönmeden önce yaşlı Avimeleh’in ölmüş olmasını umuyordu.9
Yaakov Beer Şeva’dan ayrılırken Esav oğlu Elifaz’ı çağırıp ona gizlice şu emri verdi: “Kılıcını al ve Yaakov’u yolda yakala. Onu götürüp dağlarda sakla ve orada öldür. Sonra yanındaki bütün serveti alıp eve dön. Kimsenin haberi olmaz.”
Elifaz o sırada on üç yaşındaydı. Babası gibi çok erken olgunlaşmış, güçlü yapılı ve usta bir savaşçı olmuştu. On adamını yanına alıp Şehem yakınlarındaki bir dağ geçidinde Yaakov’un yolunu kesti. Uzakta yabancıların yaklaştığını gören Yaakov ne istediklerini anlamak için bekledi. Elifaz ile adamları kılıçlarını çekerek Yaakov’u kuşattılar.
Yaakov, “Savaşa mı gidiyorsunuz? Neden bu kadar ağır silahlandınız? Burada ne yapıyorsunuz?” diye sordu.
Elifaz, “Babamdan emir aldım; ona karşı gelmeye cesaret edemem” diye cevap verdi.
Yaakov içinde bulunduğu tehlikeyi anladı ve bir çıkış yolu düşündü. “Bütün mallarımı sana vereceğim” dedi. “Hem benim mallarımı hem de anne babamın bana verdiklerini al. Yalnız canımı bağışla. Böylece babanın emrine de uymuş olacaksın; çünkü insan yoksul kaldığında ölü sayılır.”10
Tanrı Elifaz’ın Yaakov’a acımasını sağladı. Elifaz kabul etti; Yaakov’un yiyeceği dâhil sahip olduğu her şeyi aldı ve onu bütünüyle eli boş bırakarak eve döndü.11 Elifaz olanları anlatınca Esav, Yaakov’un hayatını bağışladığı için öfkelendi. Fakat Yaakov’un sırtındaki giysiler dışında hiçbir şeyi kalmadığını öğrenince sakinleşti; çünkü insanın hiçbir şeyi yoksa ölüden farksız olduğunu kabul etti.12
Başka bir görüşe göre Yaakov’u takip eden kişi Esav’ın kendisiydi. Mucizevi biçimde güneş yalnız on saat sonra battı; bu, normalden iki saat erkendi. Tora bu nedenle, “Güneş battığı için geceyi orada geçirdi” der (28:11). [Yani güneş vaktinden önce batmıştı.] Karanlıkta Esav Yaakov’un izini bulamadı.13
Ertesi sabah Esav ana yol üzerinde pusu kurdu. “Yaakov buradan geçer geçmez onu öldüreceğim” dedi. Fakat Tanrı bir mucize gerçekleştirdi: Yaakov değneğiyle Ürdün’ün sularını ikiye ayırıp karşıya geçti ve yolculuğuna öteki taraftan devam etti.14
Yaakov gelmeyince Esav onun Ürdün’ü geçtiğini anladı. Öte tarafta yalnız bir yol bulunduğundan, otoyola bakan bir mağarada gizlendi. Yaakov yolda sıcak bir su kaynağına rastladı. Kaçıştan bitkin düştüğü için orada dinlenip uzun, rahatlatıcı bir banyo yaptı. Bu arada Esav beklemekten yorulup eve döndü.15
Başka bir görüşe göre Yaakov babasının evinden zaten eli boş ayrılmıştı. Tanrı Yitshak’a öfkelenerek, “Baban sana böyle mi davrandı? Eş bulmaya gitmeden önce sana birçok armağan vermedi mi? Eliezer senin için eş aramaya çıktığında ona en değerli mallarından on deve yükü vermedi mi? Bir baba oğlunu nasıl eli boş gönderebilir?” dedi. Bunun sonucunda Yitshak hayatının geri kalanında peygamberlik gücünü kaybetti.
Yaakov öylesine büyük bir tsadikti ki eli boş olmasına rağmen Tanrı’ya güvendi. Anne ve babası varlıklı olduğu hâlde yoksulluğunu onlara karşı kullanmadı. Tehillim yazarı bu nedenle, “Yaakov’un Tanrısı’nın yardım ettiği, umudu Tanrısı Aşem’de olan kişiye ne mutlu” der (Tehillim 146:5). Mezmur özellikle “Yaakov’un Tanrısı” der; çünkü Yaakov kendi tsadik anne ve babasından çok Tanrı’ya güvendi ve sonunda Tanrı ona büyük iyilik verdi.16
Yaakov babasının bereketini aldığında 63 yaşındaydı. Daha sonra Şem ile Ever’in akademisinde on dört yıl geçirdi. Dolayısıyla Haran’a doğru yola çıktığında 77 yaşındaydı. [Bu olay 2185 yılında, MÖ 1576’da gerçekleşti.]
Yaakov Haran’a yaklaşınca, “Babam Yitshak’ın mizbeah üzerinde bağlandığı ve anne babamın dua etmeye gittiği Moriya Dağı’nın yanından nasıl geçip de orada ibadet etmedim?” diye düşünmeye başladı. Hemen kutsal dağa dönmeye karar verdi.17 Geri dönmeye başlar başlamaz Tanrı yolunu kısalttı ve kendisini hemen dağın yakınında buldu. [Haye Sara’da gördüğümüz gibi Tanrı, Eliezer’in Hevron’dan Haran’a yolculuğunu da benzer biçimde kısaltmıştı.]18
Aslında Şem ile Ever’in akademisi Yeruşalayim’de, Moriya Dağı’na çok yakın bir yerdeydi. Tanrı neden Yaakov’a daha önce kutsal dağda ibadet etmesi gerektiğine dair bir işaret vermemişti?
Din konusunda insan iyilik yapmak için kendi çabasını ortaya koymalıdır. Başladıktan sonra yukarıdan yardım görür. Fakat hiç çaba göstermezse fırsatı kaybeder. İnsana emirleri yerine getirmesi gerektiği söylenir; fakat özgür iradesi olduğu için her bireye ne yapacağı konusunda özel talimat verilmez.
Yaakov Moriya Dağı’nın yanından kısa bir dua için bile durmadan geçtiği için yukarıdan kendisine bir işaret verilmedi. Haran’a ulaşıp geri dönmek isteyince ise yalnızca İlahi bir işaret almakla kalmadı; Tanrı geri dönüşünü mucizevi biçimde kolaylaştırdı.19
Böylece Yaakov Beer Şeva’dan Haran’a gitti, oradan Moriya Dağı’na ibadet etmek üzere geri döndü ve sonra yeniden Haran’a yöneldi. Bu uzun yolculuğun tamamı çok kısa bir sürede gerçekleşti.20