Yaratılış 28:11

Yaakov o yere ulaştı ve güneş battığı için geceyi orada geçirdi. Oradaki taşlardan aldı, başının çevresine yerleştirdi ve o yerde yatıp uyudu.

VaYera’da Avraam’ın günlük sabah duasını, Haye Sara’da ise Yitshak’ın ikindi duasını düzenlediğini yazmıştık. Burada Yaakov’un Arvit duasını düzenlediğini öğreniriz.21

Arvit Duası

Tora’nın 248 olumlu emrinden biri akşam Şema’yı okumaktır. Şema’nın okunabileceği vakit, gece göğünde üç küçük yıldızın görünmesiyle başlar. O anda gecenin başladığı kesindir. Hava bulutluysa karanlık olduğundan hiçbir kuşku kalmayıncaya kadar beklemek gerekir. Şema bu vakitten önce okunursa, aslında gece olmadığı için yükümlülük yerine getirilmiş sayılmaz.22

Yas evinde herkes evine dönmek istediği için Arvit’i erken okumak yaygın bir uygulamadır. Dini bakımdan titiz davranan kişi, uygun vakit geldiğinde Şema’nın üç paragrafını evinde yeniden okumalı; Arvit’in geri kalanını tekrar etmemelidir.

[Şema’nın üç paragrafı şunlardır: “Dinle İsrael…” (Devarim 6:4–9), “Eğer dinlerseniz…” (Devarim 11:13–21) ve tsitsit püskülleriyle ilgili bölüm (Bamidbar 15:37–41). Şema’nın tamamı aşağıda, Yatmadan Önce Okunan Dua içinde verilmiştir.]

Şema vaktinden yarım saat önce yemek yemek yasaktır. Bilgelerimiz bu kuralı ihlal eden kişinin ağır bir suç işlediğini söylemişlerdir. Yazın uzun günlerinde insanlar Arvit’ten önce yemek yediklerinde çok geç saate bırakmamaya dikkat etmelidir; çünkü gece vaktinden yarım saat önce yemek yasaktır. Ya Arvit’ten sonraya kadar beklenmeli ya da erken yenmelidir.

Bir kişi hastaysa veya kendi denetimi dışındaki bir nedenle Arvit’i okuyamamışsa, ertesi sabah Şahrit’te Amida’yı iki kez söylemelidir. Önce olağan sabah duasını ve sabah Amidası’nı, ardından Aşrei’yi (Tehillim 145) okumalı; sonra kaçırdığı Arvit’in telafisi için ikinci bir Amida söylemelidir. Bu ikinci Amida okunmadan önce yemek yasaktır.23

Yakın bir akrabası ölmüş ve geceye kadar henüz gömülmemiş olan kişi, o gece Arvit’ten ve Şema’dan muaftır. Sabahleyin de ikinci bir Amida okumaktan muaftır. Gece yükümlü olmadığı için kaçırdığı Amida’yı telafi etmesi gerekmez.24

Roş Hodeş’te Amida içinde özel Yaale VeYavo duası söylenir. [Bu ekleme sabah veya ikindi duasında unutulursa Amida’nın tekrar edilmesi gerekir.] Fakat gece unutulursa Amida yeniden okunmaz.

Talmud, Rabbi Şimon bar Yohay gençken büyük Rabbi Yeoşua’ya gece Amidası’nın zorunlu mu yoksa isteğe bağlı mı olduğunu sorduğunu anlatır. Rabbi Yeoşua bunun isteğe bağlı olduğunu söyledi. İkinci bir görüş almak isteyen genç bilgin Rabban Gamliel’e de sordu; Rabban Gamliel ise zorunlu olduğunu söyledi.

Genç bilgin, “Fakat Rabbi Yeoşua bana bunun isteğe bağlı olduğunu söyledi” dedi.

Yaşlı Rabbi, “Akademi toplandığında bekle; göreceksin” diye cevap verdi.

Toplantıda Rabbi Şimon sorusunu tekrarladı: “Gece Amidası zorunlu mudur, isteğe bağlı mıdır?”

Akademinin başkanı Rabban Gamliel, “Bana göre zorunludur. Buna karşı çıkan var mı?” dedi.

Bilgelerin her biri hayır cevabını verdi. Sıra Rabbi Yeoşua’ya geldiğinde o da hayır dedi.

Rabban Gamliel öfkeyle, “Bunu nasıl söyleyebilirsin? Bana, senin Arvit Amidası’nın isteğe bağlı olduğunu söylediğin bildirildi. Ayağa kalk ve bu konuda tanıklık et” dedi.

Rabbi Yeoşua ayağa kalkıp, “Ben ölmüş olsaydım ve Rabbi Şimon hayatta olsaydı yaşayan biri ölünün sözlerini inkâr edebilirdi. Fakat ikimiz de hayatta olduğumuza göre bunu inkâr edemem. Zorunlu olmadığını söylediğimde yanlış yaptığımı kabul ediyorum” dedi.

O günlerde haham İbranice konuşur, tercüman ise herkes anlayabilsin diye halkın konuştuğu dil olan Aramcaya çevirirdi. Rabban Gamliel öylesine öfkeliydi ki oturup uzun uzun konuşmaya devam etti ve Rabbi Yeoşua’yı ayakta bıraktı. Başkan ona ayakta durmasını emrettiği için Rabbi Yeoşua izin verilmeden oturamıyordu.

Diğer bilgeler bu durumdan çok rahatsız oldular; fakat Rabban Gamliel konuşurken sözünü kesmek istemediler. Tercüman çeviriye başlayınca ayağa kalkıp ona susmasını söylediler. Kendi aralarında, “Rabban Gamliel’in Rabbi Yeoşua’ya eziyet etmesine nasıl seyirci kalabiliriz? Bu, büyük Rabbi Yeoşua’yı sıradan biri gibi ayakta bırakarak ona üçüncü kez böyle davranışıdır. Rabbi Yeoşua’nın büyüklüğünü biliyoruz; sessiz kalamayız” dediler.

Uzun bir tartışmadan sonra bilgeler Rabban Gamliel’i akademi başkanlığından alıp yerine kimi getireceklerini tartıştılar.

“Neden Rabbi Yeoşua olmasın? O bütün bilgelerin en büyüğüdür.”

“Fakat Rabban Gamliel’i onunla yaşadığı anlaşmazlık yüzünden görevden alıyoruz. Yerine rakibini getirmek doğru olmaz.”

“Rabbi Akiva nasıl? O buna çok uygundur.”

“Doğru; fakat babası Yosef Yahudiliğe sonradan katılmıştır. Rabban Gamliel ona beddua ederse onu koruyacak atalarının liyakati yoktur.”

Sonunda karar Rabbi Elazar ben Azarya üzerinde toplandı. O kadar bilgiliydi ki Rabban Gamliel hangi soruyu sorarsa hemen cevap verebilirdi. Ayrıca varlıklıydı; böylece Rabban Gamliel’in taraftarları onu yönetime şikâyet ederek zarar veremezdi. Ezra HaSofer’in doğrudan soyundandı; bir beddua söz konusu olursa atalarının liyakati onu koruyabilirdi.

Heyet Rabbi Elazar ben Azarya’ya giderek, “Akademinin başkanı olmanı istiyoruz” dedi.

Rabbi Elazar, “Bu çok büyük bir onur; fakat benim gibi genç biri için fazla ağır olabilir. Size yarın sabah cevap vereceğim” dedi.

Rabbi Elazar o sırada yalnızca on sekiz yaşındaydı. Böyle büyük bir sorumluluğu kabul edip etmemesi gerektiğini düşünerek uyudu. Üstelik büyükbabası yaşındaki birçok hahamın önünde böylesine genç birinin oturması nasıl görünecekti?

Sabah uyandığında sakalında on sekiz beyaz tel belirmişti. Yüzü yaşlanmış, yetmiş yaşında biri gibi görünüyordu. Pesah Agadası’nda Rabbi Elazar’ın, “Ben yetmiş yaşında biri gibiyim” dediğini görürüz.25 Henüz çok genç olduğu hâlde kendisine yetmiş yaşındaki birinin görünümü verildiği için Tanrı’ya şükrediyordu.

Böylece Rabbi Elazar ben Azarya başkanlığı kabul etti.

Rabban Gamliel akademi başkanı olduğunda şu ilkeyi benimsemişti: “Bir kişinin iç niyeti dış görünüşüyle aynı değilse akademi salonuna giremez. İkiyüzlüler başvurmasın.” Bu ilkeyi uygulamak için kapıya bir görevli koymuş, başkan tarafından kabul edilmeyen hiç kimsenin içeri girmemesini sağlamıştı. Rabban Gamliel’e göre insanın Tora öğrenme niyeti saf değilse cahil kalması daha iyiydi.

Rabbi Elazar onun yerine geçince kapıdaki görevlileri kaldırıp, “Herkes içeri girsin” dedi. “İnsan Tora öğrendiğinde mutlaka gelişir; Tanrı’nın büyüklüğünü tanımayı ve emirlerini gözetmeyi öğrenir.” O gün akademiye dört yüz yeni sıra eklendi; bazılarına göre sayı yedi yüzdü.

Rabban Gamliel bile akademiye gelmeyi bırakmadı. Tartışma göğün hatırı için yapıldığı için kararda siyaset yoktu. Konumu küçülmüş olsa da akademiye gelmeyi kendisine ağır görmedi. Başka biri akademiden tamamen uzaklaşabilir, hatta evde Tora öğrenmeyi bile bırakabilirdi; fakat Rabban Gamliel öylesine büyük bir tsadikti ki hiçbir nedenle akademi derslerini kaçırmıyordu.

Aynı gün Rabban Gamliel ile Rabbi Yeoşua Arvit Amidası’nın zorunlu mu isteğe bağlı mı olduğunu yeniden tartıştılar. Oylama yapıldı ve çoğunluk Rabbi Yeoşua’nın görüşünü kabul ederek bunun isteğe bağlı olduğuna hükmetti.

Rabban Gamliel bütün bilgelerin Rabbi Yeoşua’nın mantığını kabul ettiğini görünce ondan özür dilemeye gitti. Rabbi Yeoşua’nın evine girdiğinde, “Evinin duvarlarından demircilik yaptığını anlıyorum; duvarların kömür gibi kara. Şimdiye kadar akademiye hep güzel giysilerle geldiğin için kendi servetin olduğunu sanıyordum.26 Geçimini sağlamak için demircilik yapıp kömür satacak kadar yoksul olduğunu bilmiyordum” dedi.

Rabbi Yeoşua, “Senin gibi bir öndere yazıklar olsun. Tora bilginlerinin ne kadar sıkıntı çektiğini bilmiyorsun. Nasıl geçindiklerini sormadın bile. Gerçek bir önder olsaydın insanların benim varlıklı olup olmadığımı, yoksa akademide düzgün görünebilmek için temiz giysiler ödünç almak zorunda kalıp kalmadığımı araştırırdın. Bir Tora önderi diğer bilginlerin durumunu bilmeli, geçimlerini nasıl sağladıklarından haberdar olmalıdır. Bizi her gün akademide görüyorsun ama hiç ilgilenmedin” dedi.

Rabban Gamliel, “Haklısın; lütfen beni bağışla” dedi.

Rabbi Yeoşua cevap vermedi.

Rabban Gamliel, “Babamın hatırı için beni bağışla” dedi.

Bunun üzerine Rabbi Yeoşua onu bağışladı ve barıştılar.

Bilgeler zor durumda kaldılar. Rabbi Yeoşua şimdi Rabban Gamliel’in yeniden başkan olmasını istiyordu. Fakat Rabbi Elazar ben Azarya seçilmiş olduğu için onu sebepsiz yere görevden almak doğru değildi. Sonunda, Rabban Gamliel’in ayın üç haftasında, Rabbi Elazar’ın ise bir haftasında ders vermesine karar verdiler. Böylece düzen devam etti.27

[Halaha bakımından Arvit Amidası isteğe bağlı kabul edilmekle birlikte, genel uygulama onu zorunlu kabul etmek olmuştur.]

Yatmadan Önce Okunan Dua

Şema, Arvit’in ayrılmaz bir parçası olmasının yanı sıra yatmadan önce de okunmalıdır.28

Bundan önce kişinin bildiği bir konuda bir süre Tora öğrenmesi gerekir. Gece Tora öğrenmek gündüzden bile daha önemlidir. İnsan öğrenmeden uyursa İlahi cezayı hak eder.29 Gece bir evde Tora sözleri işitilmezse o ev sonunda yıkıma uğrar.30 Gündüz çok meşgul olan ve düzenli ders çalışamayan kişi, hiç değilse gece Tehillim ya da Maamadot gibi bir bölüm okumalıdır.

Gece yatmadan önce bütün borçlarını ödemeye dikkat etmelidir. Borçlu olduğu hâlde uyumamalıdır.

Yatmadan önce ayakta durarak viduyun tamamını da söylemelidir.

Ardından Şema okunur. [Şema genellikle aşağıdaki duanın içinde yer alır.]

השכיבנו אבינו לשלום והעמידנו מלכנו לחיים טובים ולשלום ופרוש עלינו סוכת שלומך. תקננו בעצה טובה מלפניך והושיענו מהרה למען שמך. והגן בעדנו והסר מעלינו מכת אויב דבר חרב צרה רעה רעב ויגון ומשחית ומגפה. שבור והסר שטן מלפנינו ומאחרינו והצל בצל כנפיך. ושמור צאתנו ובואנו לחיים ולשלום מעתה ועד עולם. כי אל שומרנו ומצילנו אתה מכל דבר רע ומפחד לילה.

Babamız, bizi barış içinde yatır; Kralımız, bizi iyi bir yaşama ve barışa kaldır. Barış çadırını üzerimize yay. Huzurunda iyi öğütle bizi doğrult; Adın uğruna bizi hızla kurtar. Bizi koru; düşmanın darbesini, salgını, kılıcı, sıkıntıyı, kötülüğü, kıtlığı, kederi, yıkımı ve hastalığı üzerimizden uzaklaştır. Satan’ın gücünü kır; onu önümüzden ve arkamızdan kaldır. Kanatlarının gölgesinde bizi gizle. Çıkışımızı ve girişimizi, şimdi ve sonsuza dek yaşam ve barış içinde koru. Çünkü bizi koruyan, bütün kötülüklerden ve gecenin korkusundan kurtaran Tanrı Sensin.

ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם המפיל חבלי שינה על עינינו ותנומה על עפעפינו ומאיר לאישון בת עין. יהי רצון מלפניך ה׳ אלהינו ואלהי אבותינו שתשכיבנו לשלום ותעמידנו לשלום ותן חלקנו בתורתך ותרגילנו לידי מצוה ואל תרגילנו לידי חטא ולא לידי עבירה ולא לידי נסיון ולא לידי בזיון. ותשליט בנו יצר הטוב ואל ישלוט בנו יצר הרע. ותצילנו מיצר הרע ומחלומות רעים ומהרהורים רעים. ותהא מטתנו שלמה לפניך. והאר עינינו פן נישן המות. ברוך אתה ה׳ המאיר לעולם כולו בכבודו.

Evrenin Kralı Tanrımız, gözlerimize uyku bağlarını, gözkapaklarımıza uyuklamayı veren ve gözbebeğini aydınlatan Sen kutsanmışsın.31 Tanrımız ve atalarımızın Tanrısı, bizi barış içinde yatırıp barış içinde kaldırman Senin isteğin olsun. Tora’nda bize pay ver; bizi iyi davranışlara alıştır, günaha, suça, sınanmaya ve aşağılanmaya alıştırma. İyi eğilimin üzerimizde hâkimiyet kurmasını sağla; kötü eğilimin üzerimizde hâkimiyet kurmasına izin verme. Bizi kötü eğilimden, kötü düşlerden ve kötü düşüncelerden koru. Yatağımız Huzurunda eksiksiz olsun. Gözlerimi aydınlat ki ölüm uykusuna düşmeyeyim. Bütün evreni görkemiyle aydınlatan Sen, Tanrı, kutsanmışsın.

Şema

אל מלך נאמן
שמע ישראל ה׳ אלהינו ה׳ אחד
ברוך שם כבוד מלכותו לעולם ועד

[Sadık Tanrı, Kral…]
Dinle İsrael: Tanrı bizim Tanrımızdır; Tanrı Birdir.
[Krallığının görkemli adı sonsuza dek kutsansın.]

ואהבת את ה׳ אלהיך בכל לבבך ובכל נפשך ובכל מאדך. והיו הדברים האלה אשר אנכי מצוך היום על לבבך. ושננתם לבניך ודברת בם בשבתך בביתך ובלכתך בדרך ובשכבך ובקומך. וקשרתם לאות על ידך והיו לטטפת בין עיניך. וכתבתם על מזוזות ביתך ובשעריך.

Tanrın Aşem’i bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün gücünle seveceksin. Bugün sana buyurduğum bu sözler yüreğinde olacak. Onları çocuklarına iyice öğretecek; evinde otururken, yolda yürürken, yatarken ve kalkarken onlardan söz edeceksin. Onları eline bir işaret olarak bağlayacak; gözlerinin arasında tefilin olacaklar. Onları evinin kapı sövelerine ve kapılarına yazacaksın. (Devarim 6:4–9)

והיה אם שמוע תשמעו אל מצותי אשר אנכי מצוה אתכם היום לאהבה את ה׳ אלהיכם ולעבדו בכל לבבכם ובכל נפשכם. ונתתי מטר ארצכם בעתו יורה ומלקוש ואספת דגנך ותירשך ויצהרך. ונתתי עשב בשדך לבהמתך ואכלת ושבעת. השמרו לכם פן יפתה לבבכם וסרתם ועבדתם אלהים אחרים והשתחויתם להם. וחרה אף ה׳ בכם ועצר את השמים ולא יהיה מטר והאדמה לא תתן את יבולה ואבדתם מהרה מעל הארץ הטובה אשר ה׳ נתן לכם. ושמתם את דברי אלה על לבבכם ועל נפשכם וקשרתם אתם לאות על ידכם והיו לטוטפת בין עיניכם. ולמדתם אתם את בניכם לדבר בם בשבתך בביתך ובלכתך בדרך ובשכבך ובקומך. וכתבתם על מזוזות ביתך ובשעריך. למען ירבו ימיכם וימי בניכם על האדמה אשר נשבע ה׳ לאבתיכם לתת להם כימי השמים על הארץ.

Bugün size verdiğim emirlerimi dikkatle dinleyip Tanrınız Aşem’i sever, O’na bütün yüreğiniz ve bütün canınızla hizmet ederseniz, ülkenizin yağmurunu vaktinde —sonbahar ve ilkbahar yağmurlarını— vereceğim; tahılınızı, şarabınızı ve yağınızı toplayacaksınız. Hayvanlarınız için tarlanızda ot vereceğim; yiyecek ve doyacaksınız. Yüreğinizin aldanıp yoldan çıkmamasına, başka tanrılara hizmet edip önlerinde eğilmemenize dikkat edin. Aksi hâlde Tanrı’nın öfkesi size karşı alevlenir; gökleri kapatır, yağmur yağmaz, toprak ürününü vermez ve Tanrı’nın size verdiği iyi ülkeden hızla yok olursunuz. Bu sözlerimi yüreğinize ve canınıza yerleştirin. Onları elinizde bir işaret olarak bağlayın ve gözlerinizin arasında tefilin olsunlar. Çocuklarınıza öğreterek evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken ve kalkarken onlardan söz edin. Onları evinizin kapı sövelerine ve kapılarınıza yazın. Böylece Tanrı’nın atalarınıza vereceğine yemin ettiği ülkedeki günleriniz ve çocuklarınızın günleri, göklerin yeryüzü üzerinde bulunduğu günler kadar uzun olsun. (Devarim 11:13–21)

ויאמר ה׳ אל משה לאמר. דבר אל בני ישראל ואמרת אלהם ועשו להם ציצת על כנפי בגדיהם לדרתם ונתנו על ציצת הכנף פתיל תכלת. והיה לכם לציצת וראיתם אתו וזכרתם את כל מצות ה׳ ועשיתם אתם ולא תתורו אחרי לבבכם ואחרי עיניכם אשר אתם זנים אחריהם. למען תזכרו ועשיתם את כל מצותי והייתם קדשים לאלהיכם. אני ה׳ אלהיכם אשר הוצאתי אתכם מארץ מצרים להיות לכם לאלהים אני ה׳ אלהיכם.

Tanrı Moşe’ye şöyle dedi: İsrael oğullarına söyle; kuşakları boyunca giysilerinin köşelerine tsitsit püskülleri yapsınlar ve her köşedeki tsitsite mavi bir iplik koysunlar. Bu sizin için tsitsit olacak; onu gördüğünüzde Tanrı’nın bütün emirlerini hatırlayıp yerine getireceksiniz. Yüreğinizin ve gözlerinizin peşinden gitmeyin; onların ardından saparsınız. Bütün emirlerimi hatırlayıp yerine getirin ve Tanrınız için kutsal olun. Ben Tanrınız Aşem’im; Tanrınız olmak için sizi Mısır ülkesinden çıkaran Benim. Ben Tanrınız Aşem’im. (Bamidbar 15:37–41)

Şema burada tamamlanır. Ardından şu sözler söylenir:

ויהי נעם אדני אלהינו עלינו ומעשה ידינו כוננה עלינו ומעשה ידינו כוננהו

Tanrımız, Efendimiz, lütfun üzerimizde olsun. Ellerimizin işini bizim için sağlamlaştır; kendi ellerimizin işini sağlamlaştır. (Tehillim 90:17)

Tehillim 91

יושב בסתר עליון בצל שדי יתלונן. אמר לה׳ מחסי ומצודתי אלהי אבטח בו. כי הוא יצילך מפח יקוש מדבר הוות. באברתו יסך לך ותחת כנפיו תחסה צנה וסחרה אמתו. לא תירא מפחד לילה מחץ יעוף יומם. מדבר באפל יהלך מקטב ישוד צהרים. יפל מצדך אלף ורבבה מימינך אליך לא יגש. רק בעיניך תביט ושלמת רשעים תראה. כי אתה ה׳ מחסי עליון שמת מעונך. לא תאנה אליך רעה ונגע לא יקרב באהלך. כי מלאכיו יצוה לך לשמרך בכל דרכיך. על כפים ישאונך פן תגף באבן רגלך. על שחל ופתן תדרך תרמס כפיר ותנין. כי בי חשק ואפלטהו אשגבהו כי ידע שמי. יקראני ואענהו עמו אנכי בצרה אחלצהו ואכבדהו. ארך ימים אשביעהו ואראהו בישועתי.

Yüceler Yücesi’nin gizli yerinde yaşayan, Şaday’ın gölgesinde barınır. Tanrı’ya, “Sığınağım ve kalem Sensin; Tanrım, Sana güvenirim” derim. O seni avcının tuzağından ve ölümcül salgından kurtarır. Kanatlarıyla seni örter; kanatlarının altında güven bulursun. O’nun hakikati kalkan ve zırhtır. Gecenin korkusundan, gündüz uçan oktan, karanlıkta dolaşan salgından ve öğleyin yakıp yıkan ölümden korkmazsın. Solunda bin, sağında on bin düşse de sana yaklaşmaz. Yalnız gözlerinle bakar, kötülerin karşılığını görürsün. Çünkü Sen, Tanrı, benim sığınağımsın; Yüceler Yücesi’ni barınağın yaptın. Sana kötülük gelmez; çadırına bela yaklaşmaz. Çünkü bütün yollarında seni korumaları için meleklerine senin hakkında emir verir. Ayağın taşa çarpmasın diye seni elleri üzerinde taşırlar. Aslan ve engerek üzerinde yürür; genç aslanı ve yılanı çiğnersin. “Bana bağlandığı için onu kurtaracağım; Adımı bildiği için onu yücelteceğim. Bana seslenecek, ona cevap vereceğim; sıkıntıda onunla olacağım; onu kurtarıp onurlandıracağım. Uzun ömürle onu doyuracak ve kurtuluşumu ona göstereceğim.”

Tehillim 3

מזמור לדוד בברחו מפני אבשלום בנו. ה׳ מה רבו צרי רבים קמים עלי. רבים אמרים לנפשי אין ישועתה לו באלהים סלה. ואתה ה׳ מגן בעדי כבודי ומרים ראשי. קולי אל ה׳ אקרא ויענני מהר קדשו סלה. אני שכבתי ואישנה הקיצותי כי ה׳ יסמכני. לא אירא מרבבות עם אשר סביב שתו עלי. קומה ה׳ הושיעני אלהי כי הכית את כל איבי לחי שני רשעים שברת. לה׳ הישועה על עמך ברכתך סלה.

David’in, oğlu Avşalom’dan kaçarken söylediği mezmur. Tanrım, düşmanlarım ne kadar çoğaldı; bana karşı kalkanlar ne kadar çok! Birçokları canım hakkında, “Tanrı’da onun için kurtuluş yoktur” diyor. Fakat Sen, Tanrı, çevremdeki kalkanım, görkemim ve başımı kaldıransın. Sesimle Tanrı’ya seslenirim; kutsal dağından bana cevap verir. Yatar uyurum ve yeniden uyanırım; çünkü Tanrı beni destekler. Çevremi kuşatan on binlerce insandan korkmam. Kalk Tanrı, beni kurtar Tanrım; çünkü bütün düşmanlarımın çenesine vurdun, kötülerin dişlerini kırdın. Kurtuluş Tanrı’nındır; bereketin halkının üzerindedir.

ברוך ה׳ ביום. ברוך ה׳ בלילה. ברוך ה׳ בשכבנו. ברוך ה׳ בקומנו.

Tanrı gündüz kutsansın. Tanrı gece kutsansın. Yattığımızda Tanrı kutsansın. Kalktığımızda Tanrı kutsansın.

ויאמר ה׳ אל השטן יגער ה׳ בך השטן ויגער ה׳ בך הבוחר בירושלים הלוא זה אוד מצל מאש

Tanrı Satan’a, “Tanrı seni azarlasın ey Satan! Yeruşalayim’i seçen Tanrı seni azarlasın. Bu, ateşten çekilip çıkarılmış bir kor değil mi?” dedi. (Zeharya 3:2)

ה׳ שמרך ה׳ צלך על יד ימינך. יומם השמש לא יככה וירח בלילה. ה׳ ישמרך מכל רע ישמר את נפשך. ה׳ ישמר צאתך ובואך מעתה ועד עולם.

Tanrı seni koruyandır; Tanrı sağ yanında gölgendir. Gündüz güneş, gece ay sana zarar vermez. Tanrı seni bütün kötülüklerden korur; canını korur. Tanrı şimdi ve sonsuza dek çıkışını ve girişini korur. (Tehillim 121:5–8)

וידבר ה׳ אל משה לאמר. דבר אל אהרן ואל בניו לאמר כה תברכו את בני ישראל אמור להם. יברכך ה׳ וישמרך. יאר ה׳ פניו אליך ויחנך. ישא ה׳ פניו אליך וישם לך שלום. ושמו את שמי על בני ישראל ואני אברכם.

Tanrı Moşe’ye şöyle dedi: Aharon’a ve oğullarına söyle: İsrael oğullarını şöyle kutsayacaksınız. “Tanrı seni kutsasın ve korusun. Tanrı yüzünü sana aydınlatsın ve sana lütuf göstersin. Tanrı yüzünü sana çevirsin ve sana barış versin.” Adımı İsrael oğullarının üzerine koyacaklar ve Ben onları kutsayacağım. (Bamidbar 6:22–27)

יעלזו חסידים בכבוד ירננו על משכבותם. רוממות אל בגרונם וחרב פיפיות בידם.

Tsadikler görkem içinde sevinsin, yataklarında coşkuyla düşünsünler. Ağızlarında Tanrı’nın övgüsü, ellerinde iki ağızlı bir kılıç olsun. (Tehillim 149:5–6)

הנה מטתו שלשלמה ששים גברים סביב לה מגברי ישראל. כלם אחזי חרב מלמדי מלחמה איש חרבו על ירכו מפחד בלילות.

Bakın, Şelomo’nun yatağı! İsrael’in yiğitlerinden altmış savaşçı çevresini sarmış. Hepsi usta kılıç kullanıcısı ve savaş tecrübesine sahip. Gecenin korkusu yüzünden her biri kılıcını uyluğunda taşır. (Şir HaŞirim 3:7–8)

Üç kez:

לישועתך קויתי ה׳. קויתי ה׳ לישועתך. ה׳ לישועתך קויתי.

Kurtuluşunu bekliyorum Tanrı. Tanrı, kurtuluşunu bekliyorum. Tanrı, kurtuluşunu bekliyorum. (Bereşit 49:18, kelimelerin sırası değiştirilerek)

תודיעני ארח חיים שבע שמחות את פניך נעימות בימינך נצח.

Bana yaşam yolunu bildirirsin. Huzurunda tam bir sevinç, sağ elinde sonsuz mutluluk vardır. (Tehillim 16:11)

אם תשכב לא תפחד ושכבת וערבה שנתך.

Yattığında korkmazsın; yatarsın ve uykun tatlı olur. (Mişle 3:24)

בהתהלכך תנחה אותך בשכבך תשמר עליך והקיצות היא תשיחך.

Yürürken sana yol gösterir; yattığında seni korur; uyandığında seninle konuşur. (Mişle 6:22)

אתה סתר לי מצר תצרני רני פלט תסובבני סלה.

Sen benim sığınağımsın; sıkıntıdan beni korursun; kurtuluş ezgileriyle beni kuşatırsın. (Tehillim 32:7)

Bu son ayet ters sırayla da söylenir. Ardından şu ayet üç kez okunur:

גד גדוד יגודנו והוא יגוד עקב.

Gad’a bir akıncı birliği saldıracak; sonunda o onların topuğuna saldıracaktır. (Bereşit 49:19)

Bu ayet de ters sırayla söylenir. Ardından üç kez:

כדנה תאמרון להום אלהיא די שמיא וארקא לא עבדו יאבדו מארעא ומן תחות שמיא אלה.

Onlara şöyle diyeceksiniz: Gökleri ve yeri yaratmamış tanrılar yeryüzünden ve bu göklerin altından yok olacaklardır. (Yirmeyahu 10:11, Aramca)

אור זרוע לצדיק ולישרי לב שמחה.

Işık tsadik için, sevinç ise yüreği doğru olanlar için ekilmiştir. (Tehillim 97:11)

Yukarıdaki ayetlerin tümü gece boşalmasını önlemeye yönelik bir korunma olarak okunur. Buna karşılık HaMapil berahası, Şema ve viduy zorunludur. Bereşit Peraşası’nda belirttiğimiz gibi HaMapil, insanın her gün söylemesi gereken yüz berahadan biri sayılır.32 Bazı kişiler sigara içerek uykuya dalmayı sever ve bu nedenle Şema ile HaMapil’i ihmal ederler. En doğrusu zorunlu bölümleri önce okumaları, sonra sigara içmeleridir. HaMapil’den sonra ara vermek yasak olsa da burada ara sayılan şey konuşmak, yemek ya da içmektir; sigara içmek değildir.

Yatmadan Önce Okunan Dua konusunda çok dikkatli olmak gerekir; çünkü gece ruh bedenden ayrılır ve insan ölüye benzer. Bu nedenle uyumadan önce Şema’yı okuyup emirlerin boyunduruğunu üzerine almalıdır.33

Bu dua erkekler ve kadınlar tarafından aynı şekilde okunmalıdır.

Yatmadan önce insan gün boyunca yaptığı her şeyi gözden geçirmelidir. Bir yanlışını hatırlarsa bunu Tanrı’ya itiraf etmeli ve bir daha yapmamaya karar vermelidir. Özellikle insanların çoğu zaman önemsemediği yanlışlara dikkat edilmelidir: dalkavukluk, yalan, alay, kötü niyetli dedikodu ve iftira, doğru bir şey için bile olsa Tanrı’nın adıyla ya da Tora üzerine yemin etmek —İbranice ya da başka bir dilde—, başkasını utandırmak ve dürüst bir borcu tahsil etmek için bir kişiyi defalarca geri gelmek zorunda bırakmak. Gece bunların hepsi araştırılmalıdır; aynı gece hatırlanmaları daha kolaydır.

Bunu her gece dikkatle yapan kişi Tanrı’nın gözünde değerlidir. Rabbi Şimon bar Yohay bu kişilere “Hesap Sahipleri” (marei de-huşbana) adını verir. Bunlar her gece gündüz yaptıklarının hesabını çıkaran dini kişilerdir.

Kral David, “Günahımı biliyorum; hatam daima önümde” der (Tehillim 51:5). [Burada “günah” için kullanılan İbranice kelime het (חטא) olup asıl anlamı kazara işlenen günahtır.] David, “En küçük günahlar bile daima önümde; onları unutmamaya dikkat ederim” demiştir.34

İnsan başkalarına karşı bütün kinini de yüreğinden çıkarmalı, kendisine verdikleri her türlü sıkıntı için onları bağışlamalıdır. Ardından şu sözleri söylemelidir:

רבונו של עולם הריני מוחל וסולח לכל מי שהכעיס והקניט אותי או שחטא כנגדי בין בגופי בין בממוני בין בכבודי בין בכל אשר לי בין באונס בין ברצון בין בשוגג בין במזיד בין בדבור בין במעשה בין בגלגול זה בין בגלגול אחר. ולא יענש שום בר ישראל בסבתי. יהי רצון מלפניך ה׳ אלהי ואלהי אבותי שלא אחטא עוד. ומה שחטאתי לפניך מחוק ברחמיך הרבים אבל לא על ידי יסורים קשים. יהיו לרצון אמרי פי והגיון לבי לפניך ה׳ צורי וגואלי.

Evrenin Efendisi! Beni öfkelendiren, rahatsız eden ya da bana karşı yanlış yapan herkesi bağışlıyor ve affediyorum: bedenime, malıma, onuruma ya da bana ait herhangi bir şeye karşı; kazara ya da bilerek, isteyerek ya da istemeden, sözle ya da eylemle; bu gilgulda ya da başka bir gilgulda. Hiçbir İsrael oğlu benim yüzümden cezalandırılmasın. Tanrım ve atalarımın Tanrısı, bir daha günah işlememem Senin isteğin olsun. Huzurunda işlediğim günah büyük merhametinle silinsin; fakat ağır acılarla değil. Ağzımın sözleri ve yüreğimin düşüncesi Huzurunda kabul edilsin; Tanrı, Kayam ve Kurtarıcım. (Tehillim 19:15)

Tehillim 51

למנצח מזמור לדוד. בבוא אליו נתן הנביא כאשר בא אל בת שבע. חנני אלהים כחסדך כרב רחמיך מחה פשעי. הרב כבסני מעוני ומחטאתי טהרני. כי פשעי אני אדע וחטאתי נגדי תמיד. לך לבדך חטאתי והרע בעיניך עשיתי למען תצדק בדברך תזכה בשפטך. הן בעוון חוללתי ובחטא יחמתני אמי. הן אמת חפצת בטחות ובסתום חכמה תודיעני. תחטאני באזוב ואטהר תכבסני ומשלג אלבין. תשמיעני ששון ושמחה תגלנה עצמות דכית. הסתר פניך מחטאי וכל עונותי מחה. לב טהור ברא לי אלהים ורוח נכון חדש בקרבי. אל תשליכני מלפניך ורוח קדשך אל תקח ממני. השיבה לי ששון ישעך ורוח נדיבה תסמכני. אלמדה פשעים דרכיך וחטאים אליך ישובו. הצילני מדמים אלהים אלהי תשועתי תרנן לשוני צדקתך. אדני שפתי תפתח ופי יגיד תהלתך. כי לא תחפץ זבח ואתנה עולה לא תרצה. זבחי אלהים רוח נשברה לב נשבר ונדכה אלהים לא תבזה. היטיבה ברצונך את ציון תבנה חומות ירושלים. אז תחפץ זבחי צדק עולה וכליל אז יעלו על מזבחך פרים.

Zaferi bağışlayan için, David’in mezmuru; peygamber Natan, David Bat-Şeva’yla birlikte olduktan sonra ona geldiğinde. Tanrım, sevginle bana lütfet; büyük merhametinle suçumu sil. Suçumu iyice yıka, beni günahımdan arındır. Çünkü suçlarımı biliyorum; günahım daima önümde. Sana, yalnız Sana karşı günah işledim; gözünde kötü olanı yaptım. Böylece sözünde haklı, yargında doğru çıkarsın. Ben suç içinde doğdum; annem beni günah içinde tasarladı. İçteki hakikati arzuluyorsun; en derin yerimde bana hikmeti öğret. Beni zufayla arındır ki temiz olayım; beni yıka, kardan daha beyaz olayım. Sevinç ve neşe seslerini bana duyur; ezdiğin kemikler sevinsin. Yüzünü günahlarımdan gizle, bütün suçlarımı sil. Tanrım, bende temiz bir yürek yarat; içimde doğru bir ruhu yenile. Beni huzurundan atma, kutsal ruhunu benden alma. Kurtuluşunun sevincini bana geri ver; gönüllü bir ruhla beni destekle. Günahkârlara yollarını öğreteceğim, suçlular Sana dönecekler. Kan suçundan beni kurtar, Tanrım, kurtuluşumun Tanrısı; dilim doğruluğunu coşkuyla söyleyecek. Efendim, dudaklarımı aç; ağzım övgünü ilan etsin. Çünkü korban isteseydin verirdim; ola korbanından hoşlanmazsın. Tanrı’nın kabul ettiği korban kırık bir ruhtur; kırık ve ezilmiş bir yüreği, Tanrım, hor görmezsin. İradenle Tsiyon’a iyilik et; Yeruşalayim’in surlarını inşa et. O zaman doğru korbanlardan, ola ve bütünüyle yakılan korbanlardan hoşlanırsın; o zaman mizbeahının üzerine boğalar çıkarılır.

עורה כבודי עורה הנבל וכנור אעירה שחר.

Uyan ruhum! Uyan lir ve arp! Şafağı uyandıracağım. (Tehillim 57:9)

בידך אפקיד רוחי פדיתה אותי ה׳ אל אמת.

Ruhumu Senin eline emanet ediyorum; beni kurtardın, hakikat Tanrısı Aşem. (Tehillim 31:6)

Yaakov Arvit duasını Bet HaMikdaş’ın inşa edilmesinin takdir edildiği yerde okudu.35 Sonra yoluna devam etmek istedi; fakat Tanrı, “Bir tsadik Benim ikamet yerime geldi. Geceyi geçirmeden ayrılamaz” dedi. Yaakov’un kalmasını sağlamak için Tanrı mucizevi biçimde güneşi normal vaktinden önce batırdı.36

Bazılarına göre bütün dünya Yaakov’un önünde büyük bir duvar hâline geldi ve oradan ayrılmasına izin vermedi.37

Bu mucizeler olmasaydı Yaakov kutsal yeri ziyaret eder ve yoluna devam ederdi. Güneşin birden battığını görünce Tanrı’nın o gece Moriya Dağı’nda kalmasını istediğini anladı.38

Bir kralın, sarayını çok seyrek ziyaret eden yakın bir dostu vardı. Kral, kimse onları görmeden baş başa konuşabilmeleri için bütün kandillerin söndürülmesini emretti. [Tanrı da Yaakov’la baş başa konuşabilmek için güneşi söndürdü.]39

Aslında Yaakov henüz gerçek anlamda bir peygamber değildi; Tanrı’nın kendisiyle konuşmasına daha önce hiç layık olmamıştı. Bu nedenle diğer peygamberlerde olduğu gibi ilk peygamberliği gece bir rüyada geldi. Böylece peygamberliğe yavaş yavaş alışacaktı; uyanıkken İlahi Varlık’ı ilk kez yaşamak çok güçtür.40

Yaakov gündüz uyumaya alışık olmadığı için İlahi Takdir havanın kararmasını sağladı. Güneş normal vaktinden iki saat önce battı.41 Böylece Yaakov Moriya Dağı’nda kalmak zorunda kaldı.

Ayrıca Yaakov henüz evli olmadığı için peygamberliği ancak rüyada yaşayabilirdi.42

Daha önce Arvit vaktinin yıldızlar çıktıktan sonra başladığını söylemiştik. Oysa o sırada gerçek geceden iki saat önceydi; çünkü güneş vaktinden önce batmıştı. Öyleyse Yaakov Arvit’i nasıl düzenlemiş olabilir?43

Yaakov Moriya Dağı’na babası Yitshak’ın düzenlediği Minha duasını okumak üzere geri dönmüştü. Orada kalmasını sağlamak için Tanrı güneşi olağan vaktinden iki saat önce batırdı. Yaakov Minha için artık çok geç olduğunu görünce Arvit’i orada okudu.44

Bir görüşe göre Yaakov’un peygamberliğinin rüya biçiminde gelmesinin nedeni, peygamberliğin normalde ancak bilge, güçlü ve varlıklı bir kişide görülmesidir. Elifaz Yaakov’un bütün mallarını aldığı için artık varlıklı değildi; bu nedenle peygamberliği ancak uykuda yaşayabiliyordu.45

[Ayrıca peygamberlik ancak insan coşkulu ve yükselmiş bir ruh hâlindeyken yaşanabilir.] Yaakov o sırada Esav nedeniyle büyük kaygı içindeydi.46

Elifaz Yaakov’un bütün eşyalarını aldığı için yatacak bir döşeği bile yoktu.47 Bu nedenle başının çevresine dört taş yerleştirdi.48

Yaakov’un başının altına taş koymasının bir başka nedeni Bet HaMikdaş’ın yıkılacağını görmüş olmasıydı. Bu nedenle bazı kişilerin Tişa BeAv gecesinde Yaakov’un yaptığını hatırlamak için başlarının altına taş koymaları âdet olmuştur.49 Yaakov Bet HaMikdaş’ın yıkılacağını ve Esav’ın, yani Roma’nın İsrael’e egemen olacağını gördü.50

Başka bir görüşe göre Yaakov üç taş aldı. “Avraam ile Yitshak o kadar büyüktüler ki Tanrı Adını onlarla ilişkilendirdi ve onlarla konuştu. Bu üç taş birleşirse, atalarımdan farklı olmadığımı ve kötü Lavan’ı ziyaret etmek için Kutsal Topraklar’dan ayrılıyor olsam bile uykudan uyandığımda Tanrı’nın benimle konuşmasına layık olacağımı anlayacağım” dedi.51

Başka bir görüşe göre iki taş aldı. “Avraam’ın Yişmael ve Keturah’ın oğulları gibi değersiz çocukları oldu. Yitshak’ın da Esav’ı oldu. Bu iki taş birleşirse yalnız bu iki atanın böyle bir sınav yaşadığını, benim ise değersiz oğullarım olmayacağını anlayacağım. Lavan’ın kızıyla evlenmeyi düşünüyor olsam bile bu böyle olacak” dedi.52

Başka bir görüşe göre Yaakov on iki taş aldı. “Tanrı’nın zodyağın on iki burcuna karşılık on iki kabile meydana getirmek istediğini biliyorum. Ne büyükbabam Avraam ne de babam Yitshak bu on iki kabileyi meydana getirebildi. Bu on iki taş birleşirse onların babası olacak kişinin ben olduğumu anlayacağım” dedi.53

Bu on iki taş Yitshak’ın korban olarak bağlandığı mizbeahtan alınmıştı.54

İlk bakışta bunun tersini yapmak daha mantıklı görünebilirdi: Yaakov bir taş almalı ve onun on ikiye bölünüp bölünmeyeceğine bakmalıydı. Bu daha açık bir işaret olurdu. Fakat Yaakov asıl olarak kabilelerin aralarında anlaşmazlık olmadan birlik içinde bulunup bulunmayacağını bilmek istiyordu. Geçmişte başka insanların oğullarının olduğu gibi her biri ayrı bir krallığa dönüşebilirdi. On iki taşın tek taş hâline geldiğini görünce her şeyin iyi sonuçlanacağını anladı.55

[İşaret aramak yasak olsa da] Yaakov bunu yalnız sembolik nedenlerle yaptığı için yasak değildir. Bu, Haye Sara’da ele aldığımız izin verilen diğer işaretlerden farklıdır.56

Yaakov taşları yaban hayvanlarından korunmak için çevresine bir rüzgâr siperi gibi yığdı. Taşlar, “Bu tsadik başını benim üzerime koysun” diyerek birbirleriyle tartışmaya başladılar. Tanrı bütün taşların birleşip tek taş olmasını buyurdu.57 [Bu nedenle bu ayette “taşlardan aldı” denirken daha sonra Tora tekil biçimde, “taşı aldı” der (28:18).]

Taşların nasıl tartışabildiği ilk bakışta anlaşılması güçtür. Fakat Bereşit Peraşası’nda anlattığımız gibi cansız varlıklar bile yukarıdaki melekler tarafından gözetilir. [Tartışan bu meleklerdi.]58

Yaakov çıplak toprak üzerinde uyuyor ve kardeşi Esav’dan kaygı duyuyordu; buna rağmen uykusu hiç bozulmadı. En iyi yatakta uyuyormuş gibi huzurla uyudu. Kral Şelomo onun hakkında, “Yatarsın ve uykun tatlı olur” diye yazmıştır (Mişle 3:24).59

Yaakov, Şem ile Ever’in akademisinde Tora öğrendiği on dört yıl boyunca yatakta uyumamıştı. Öğrenimine öylesine bağlıydı ki uyumak için düzen kurmaz, Kral David gibi bulunduğu yerde kısa süreli uyuklardı.60 Tora bu nedenle, “o yerde yatıp uyudu” der. Yalnızca “o yerde” uzanıp uyudu; başka yerde uyumak için hiç uzanmadı.61