Yaratılış 25:22

Çocuklar onun içinde çarpışıyorlardı. Rivka, “Eğer böyle olacaksa, neden devam edeyim?” dedi ve Tanrı’ya danışmaya gitti.

Yedinci aya girdiğinde iki bebek birbirinden çok farklı olduklarını göstermeye başladı. Biri iyi, diğeri kötü görünüyordu.26 Rivka buna çok üzüldü; çünkü iki cenin sanki birbirini öldürmek istercesine çarpışıyordu.27

Rivka Şem ile Ever’in akademisinin önünden geçtiğinde Yaakov dünyaya çıkmak istercesine itiyor; putperest bir tapınağın yanından geçtiğinde ise Esav aynı şeyi yapıyordu.28

Putperestlik tapınağının yakınında yürümek yasaktır. Fakat Rivka, Sara’nın yolunu izliyordu. Avraam’ın yaptığı gibi insanları Tanrı’ya inanmaya yöneltmeye çalışıyor; Sara gibi özellikle kadınlarla ilgileniyordu. Putperest tapınağının çevresinde dolaşır, kadınlarla konuşur ve onlara Tanrı’nın yollarını öğretirdi. Tam bu zamanlarda Esav, rahimden çıkıp tapınağa gitmek istercesine onu itiyordu.29

İki cenin mirasları üzerinde de mücadele ediyordu: Bu dünyayı kimin, Gelecek Dünya’yı kimin miras alacağı konusunda çekişiyorlardı.30

Elbette tartışan ceninlerin kendileri değildi. Başmelek Mihael Yaakov’un koruyucu meleği, kötü Samael ise Esav’ın koruyucu meleği olarak görevlendirilmişti. Bu iki melek birbiriyle mücadele etti. Samael iyi çocuğu öldürmek istedi; Mihael onun yardımına geldi ve Samael’i ateşle yok etmek üzereydi. Melekler ateşten yaratıldıkları için daha büyük bir melek daha küçük olanı yok edebilir.31

Tanrı iki meleği ayırdı ve mirası bizzat Kendisi paylaştırdı. Esav’a bu dünya, Yaakov’a Gelecek Dünya verildi. Karar gökte verilmiş olduğundan artık tartışacak bir şey kalmadı.32

Rivka bedeninde yaşanan bu büyük mücadele nedeniyle çok kaygılandı. Önce bunun doğal bir şey olduğunu düşündü ve başka kadınlara benzer bir deneyim yaşayıp yaşamadıklarını sordu. [“Eğer böyle olacaksa, neden devam edeyim?” derken,] “Hamileliğimin bu kadar acılı olacağını bilseydim Tanrı’dan çocuk istemezdim” demek istiyordu.

Rivka’nın aslında on iki çocuğa sahip olması ve on iki kabilenin ondan çıkması takdir edilmişti. Fakat şimdi, “Neden devam edeyim? İlk çocuklarımın acısına bile dayanamıyorum; on iki çocuğu nasıl doğurabilirim?” dedi. [Kelimesi kelimesine, “Neden ben buyum (zeh)?” demiştir. Zeh (זה) kelimesinin sayısal değeri on ikidir.]33 Tanrı onu bu kaderden muaf tuttu.

Rivka “Tanrı’ya danışmaya” gitti. Doğmamış çocuklarının nasıl olacaklarını öğrenmek için Noah’ın oğlu Şem’in akademisine gitti. [Şem bir peygamber olduğu için ona Tanrı’nın mesajını iletebilirdi.]34

Avraam da peygamberdi; fakat Rivka, gelininin böylesine acı çektiğini görüp üzülmesini istemediği için ona danışmadı.35

Rivka, Şem’den hamileliğinin neden başka hiçbir kadının yaşamadığı kadar acılı olduğunu açıklamasını istedi.36