Rahel ile Lea cevap verip şöyle dediler: “Babamızın evinde hâlâ bizim bir payımız ve mirasımız mı var? Bizi yabancı saymıyor mu? Bizi sattı ve paramızı da harcadı. Tanrı’nın babamızdan alıp geri kazandırdığı bütün servet aslında bize ve çocuklarımıza aittir. Şimdi Tanrı sana ne söylediyse onu yap.”
Gerçekte konuşan Rahel’di; fakat ne söylemesi gerektiği konusunda Lea’yla görüşmüştü.386
Şöyle dediler: “Seninle gitme konusunda neden ikinci kez düşünelim? Burada kalıp mirasımızı mı bekleyeceğiz? Babamız bizi yabancı sayıyor. Bizi sattı, sonra da parayı harcadı! Oysa normalde damadın gelin için bir çeyiz vermesi âdettir. Babamız ise bize yabancı gibi davrandı. Sen onun için yedi yıl çalıştın; sana ödeme yapacağı yerde parayı kendisi harcadı. O para bizim olmalıydı.387
“Ne zaman iyi bir sürü yetiştirdiğimizi görse onu elimizden alıyordu. Karşı çıkmaya korkuyorduk. İyi bir hayvan satın almak istesek bizden önce davranıp gidiyor, anlaşmayı bozuyordu. Babamızdan hiçbir iyilik görmedik.”388