Esav, Yitshak’ın Yaakov’u kutsadığını ve eş bulması için onu Padan Aram’a gönderdiğini; onu kutsarken, “Kenaan kızlarından eş alma” diye emrettiğini gördü. Yaakov’un babasını ve annesini dinleyip Padan Aram’a gittiğini de gördü. Esav, Kenaanlı kadınların babası Yitshak’ın gözünde kötü olduğunu anladı. Bunun üzerine Yişmael’e gitti ve Avraam’ın oğlu Yişmael’in kızı, Nevayot’un kız kardeşi Mahalat’ı diğer eşlerine ek olarak kendisine eş aldı.
Yaakov Haran çevresindeki Aram Naharayim’e gitmişti.161
Esav, Kenaanlı kadınların babasını rahatsız ettiğini görünce Yişmael’in kızlarından biriyle evlendi. Yişmael’in kızlarının da putlara tapıyor olması onu hiç rahatsız etmedi. Tanrı’nın gözünde iyi görünmekten çok babası üzerinde iyi bir izlenim bırakmayı önemsiyordu.
Bu durum, biri kaşer diğeri kaşer olmayan iki kuşu bulunan fakat hangisinin hangisi olduğunu unutan bir insanın durumuna benzer. Adam bu iki kuşu başka kuşların arasına bırakır. Kaşer kuş hemen diğer kaşer kuşların yanına gider; diğeri ise kaşer olmayan kuşlarla birleşir.
[Yaakov Esav’ın bereketini bir düzenle aldıktan sonra] insanlar hangisinin daha doğru kişi olduğunu kesin olarak bilmiyorlardı. Sonra Yaakov’un eş bulmak için kendi ailesine gittiğini, Esav’ın ise Yişmael’in kızlarından biriyle evlendiğini gördüler ve gerçeği anladılar.162
Bütün bu ayrıntılar ilk bakışta gereksiz görünebilir. Tora, Esav’ın niyetlerini anlatmadan yalnızca Yişmael’in kızlarından biriyle evlendiğini söyleyebilirdi.
Tora burada Esav’ın kötülüğünü göstermek ister. Esav, Yitshak’ın Yaakov’u asıl olarak akrabalarından biriyle evlensin diye değil, lanetli bir Kenaanlıyla evlenmesin diye gönderdiğini gördü. Ayrıca kendi eşlerinin yaktığı putperest tütsülerin babasının gözlerini kör ettiğini de biliyordu; Tora bu nedenle “Kenaanlı kadınlar Yitshak’ın gözünde kötüydü” der. Buna rağmen Esav ilk eşlerinden ayrılmadı. Onların üzerine Yişmael’in kızlarından birini daha eş olarak aldı. Bu, ne kadar kötü ve düşüncesiz olduğunu gösterir.163
Yaakov’un Niyeti
Bütün bu anlatı okunduğunda Yaakov’un bir düzen kullanmasının nasıl doğru olabileceği sorulabilir. Böyle bir davranıştan yarar sağlamaması ve Yitshak’ın verdiği bereketin ona fayda getirmemesi beklenebilirdi.
[İlk doğanlık hakkı artık Yaakov’a ait olduğuna göre bereket de hukuken ona aitti.] Bununla birlikte Tanrı, Yaakov’un bereketi Yitshak’tan hiçbir belirsizlik olmadan almasını istemedi. Bereket bütünüyle tartışmasız biçimde verilseydi İsrael, uluslar arasında sürgün ve zulüm döneminde ayakta kalmakta zorlanabilirdi. “Babamıza böylesine büyük bereketler verildi! Göğün çiyi ve yeryüzünün en iyi ürünleri! Ulusların ona hizmet etmesi, yönetimlerin önünde eğilmesi! Öyleyse biz de yiyip içip bu dünyadan zevk almalıyız. Bunların hepsi Yaakov’a verildi ve bize ayrıldı” diye yakınabilirlerdi. Böyle beklentiler sürgünün acısını dayanılmaz hâle getirirdi.
Fakat Tanrı’nın bereketlerdeki amacı bu değildi. İsrael’in bu dünyaya odaklanmasını istemiyordu. İlahi Takdir bu nedenle Yaakov’un bereketi, dışarıdan bakıldığında düzen ve aldatma gibi görünecek bir biçimde almasını sağladı. Böylece Yahudiler bu bereketleri mutlak bir hak gibi görmeyecek ve kendilerini Esav’dan koruması için sürekli Tanrı’ya bağlı olduklarını hissedeceklerdi.164
Yitshak bu nedenle berekete, “Tanrı (Elohim) sana göğün çiyinden versin” diye başladı (27:28). Elohim adı her zaman Yargı Niteliği’ni ifade eder. Sanki şöyle diyordu: “Eğer iyi davranır ve en katı adalet ölçüsüne göre bile bu bereketleri hak edersen onlar senin olacaktır. Fakat kötü davranırsan haklı olarak Esav’ın boyunduruğu altına girersin.”165
Bilgelerimiz buradan dürüstlüğün ne kadar önemli olduğunu da öğretirler. Yaakov’un bereketleri elde ederken işin içine bir aldatma unsuru karıştığı için, İsrael üzerinde ancak Esav’ın soyundan gelen ulusların egemen olabileceği hükmedilmiştir.166
Yitshak başlangıçta hangi oğlunu kutsayacağına karar verememişti. Bu nedenle Esav’a “kılıcını” almasını söyledi (27:3). Burada “kılıç” için kullanılan İbranice teli (תלי) kelimesi Tanah’ta yalnızca bu yerde geçer; “asmak” veya “kararsız bırakmak” anlamındaki talah köküyle ilişkilendirilebilir. Sanki Yitshak, “Silahlarını al — mesele hâlâ askıda, henüz karar verilmiş değil — ve yayını al” diyordu.167
Yitshak kendi kendine, “Tanrı, bereketi alması gereken kişiyi bana gönderecektir. Esav gerçekten kötüyse peygamberlik ruhunu hissedemem ve onu kutsayamam” diye düşünüyordu.
Rivka da Yitshak’ın Esav’a çalıntı bir hayvan ya da halahaya uygun kesilmemiş et getirmemesini söylemesinin ardındaki niyeti anlamıştı. Yitshak meseleyi Tanrı’nın iradesine bırakmıştı. Rivka, Esav’ın ise eli boş dönmemek için kaşer olmasa bile bulduğu şeyi getireceğini biliyordu.
Bu nedenle Yaakov’a, “Babanın Esav’a şöyle söylediğini duydum (lemor)…” dedi (27:6). Tora’da lemor kelimesi genel olarak sözün başkalarına da aktarılması gerektiğini ifade eder. Yitshak Esav’a bu sözleri bir başkasına iletmesini söylememişti; fakat lemor kelimesi bu sözlerde Rivka ile Yaakov’a da bir mesaj bulunduğunu öğretir. Mesajın onlara ulaşması gerekiyordu.
Rivka, “Yitshak’ın sözlerinden Tanrı’nın bereket için seni göndermemi istediğini anlıyorum. Yitshak meseleyi kararsız bıraktı; ben ise erdemli kişinin sen, kötü ve ahlaksız olanın Esav olduğunu biliyorum. Esav babasının yanına eli boş dönmemek için kaşer olmayan et bile getirecektir. Bu yüzden beni dinle ve söylediğimi yap” dedi.168
Burada başka önemli bir soru daha vardır: Bu bereketlerin anlamı nedir? Azizler yemek, içmek gibi dünyevi şeylere bütünüyle kayıtsızdır. Yaakov’un “göğün çiyi”ne ve “yeryüzünün bereketi”ne ne ihtiyacı olabilir?
Yaakov’un amacı yalnız bu bereketlerin maddi yönünü almak değildi. Yitshak’ın onu kutsarken peygamberlik ruhuyla dolacağını ve bereketlerin, sözlerin içinde ima edilen Gelecek Dünya’ya ilişkin önemli üstünlükler sağlayacağını biliyordu.169
Yitshak, “Tanrı sana göğün çiyinden versin” diye başladı (27:28). Tora çiye benzetilir; Moşe, “Sözüm çiy gibi damlasın” demiştir (Devarim 32:2). Bu nedenle bereket, Yaakov’un soyunun Tora’yı alacağına işaretti. Ayrıca Tanrı On Emir’i verdiğinde her sözde İsraellilerin ruhları bedenlerinden çıktı ve öldüler; Tanrı onları Diriliş Çiyi ile yeniden hayata döndürdü. Bereketin içindeki çiy buna da işaret eder.
“Yeryüzünün bereketi —ya da yağı—” Mişna’ya, yani Sözlü Tora’nın düzenlenmiş metnine işaret eder. Mişna öğrenenlerin bedenleri Talmud öğrenenler kadar zayıflamaz; çünkü Talmud anlaşılıncaya kadar çok büyük zihinsel emek ister. Bu yüzden Talmud öğrenen kişi zayıflayıp incelirken Mişna öğrenen daha “dolgun” kalabilir.
“Bol tahıl” Talmud’a, yani Mişna’nın ayrıntılı çözümlemesi olan Gemara’ya işaret eder. Tahıl olmadan yaşamak mümkün olmadığı gibi, Gemara olmadan Mişna’yı gerektiği gibi anlamak ve uygulamak da mümkün değildir.
“Şarap” ise Talmud’un hukuk dışı, inanç ve düşünce konularını ele alan Agada kısmıdır. Şarabın kalbi sevindirmesi gibi Midraş ve Ein Yaakov gibi aggadik klasikler170 de insanın kalbini ve duygularını harekete geçirir.171
Yitshak böylece Yaakov’a, soyundan gelenlerin Gelecek Dünya’ya layık hâle gelmesine yardım edecek önemli bereketler verdi.
Yitshak, “Uluslar sana hizmet edecek” derken yetmiş ulustan söz ediyordu. İsrael’in diğer uluslar üzerinde maddi bir iktidar kurmasını ve onların İsrael’in kölesi olmasını kastetmiyordu. Anlamı, İsrael’in bilgeliğinin öylesine büyük olacağıydı ki yetmiş ulusun tamamı, “Bu büyük ulus gerçekten bilge ve anlayışlı bir halktır” diyecekti (Devarim 4:6).
“Yönetimler önünde eğilecek” sözü de onların İsrael’in öğretilerini dinlemeye büyük istek duymaları anlamına gelir.172
Bununla birlikte Tora’nın kelimesi kelimesine anlamı da geçerlidir. Yitshak, “Tanrı sana göğün çiyinden, yeryüzünün bereketinden, bol tahıl ve şaraptan versin” derken Yaakov’u bu dünyada bol iyilikle de kutsuyordu. Böylece Yahudiler Tora öğrenip mitsvaları yerine getirecek huzura sahip olacaklardı. Nitekim, “Un yoksa Tora da yoktur” denmiştir.173 İnsan ekmek ve geçimden yoksunsa Tora’yı gerektiği gibi öğrenmek için gerekli zihinsel huzura sahip olamaz. Bu durum cehalet nedeniyle birçok günaha bile yol açabilir. Bu yüzden en erdemli insanlar bile Tora’yı huzur içinde gözetebilmek için belirli ölçüde dünyevi imkânlara ihtiyaç duyarlar.
Yitshak, “Ve Tanrı sana göğün çiyinden versin…” diye başlamıştı. Cümlenin başlangıcında neden “ve” dediği ilk bakışta anlaşılmaz; doğrudan, “Tanrı sana versin” demesi beklenirdi. “Ve” kelimesi daha önce başka bir şey söylenmiş olduğunu ima eder.
Bu, Yitshak’ın Yaakov’a önce Gelecek Dünya’yla ilgili gerçek ruhsal bereketler verdiğine işaret eder. En önemli olanlar bunlardı. Ancak onlardan sonra, “Ve Tanrı sana…” dedi: Bu ruhsal bereketlere ek olarak, Tora’yı gözetebilmek için gerekli huzuru sağlayacak dünyevi bereketleri de versin.174
Yaakov dünyevi zevklere önem vermediği için bereketleri hak etti. Esav ise bereketleri yalnız maddi yararları için istiyordu. İlahi Takdir bu nedenle Yaakov’un önce gelip bereketleri almasını düzenledi.
Yaakov bereketleri ilk kez bir düzen aracılığıyla almış olsa da, babasının yanından ayrılır ayrılmaz Yitshak bu bereketleri ona bilerek ve isteyerek yeniden verdi. İlkinde Esav duymasın diye sessizce söylemişti. İkinci kez herkesin, bu bereketlerin bütün kalbi ve ruhuyla verildiğini bilmesi için açıkça tekrarladı. Böylece hiç kimsenin şikâyet edecek bir gerekçesi kalmadı.175
Yitshak’ın Yaakov’a verdiği bütün bereketler Tanrı ve melekler tarafından da tekrarlandı; onlar da Yaakov’u kutsadılar.176
Rabbi Yosi bir defasında Rabbi Elazar’a —Rabbi Şimon bar Yohay’ın oğluna— şöyle sordu: “Babanın, Yitshak’ın Esav’a verdiği bereketlerin gerçekleşmesine karşılık Yaakov’a verilenlerin neden henüz gerçekleşmediğini açıkladığını hiç duydun mu?”
Rabbi Elazar, “Yaakov’a ister Tanrı ister Yitshak tarafından verilmiş olsun bütün bu bereketlerin sonunda mutlaka gerçekleşeceğini bilmelisin. Fakat Yaakov onların bu dünyada gerçekleşmesini istemedi. Maşiah geldiğinde Yaakov dünyaya hükmedecek; Esav ise en küçük bir pay bile elinde kalmayacak şekilde her şeyini kaybedecek. Yaakov o zaman hem bu dünyayı hem Gelecek Dünya’yı miras alacak” diye cevap verdi.
Ardından şöyle açıkladı: “Yaakov babasının yanından ayrılırken kendi kendine, ‘Bu bereketlerin Gelecek Dünya’da gerçekleşmesini istiyorum’ dedi. Bunun üzerine göksel bir ses şöyle ilan etti: ‘Esav bugün bereketlerinden yararlanıp senin çocuklarına egemen olsa da gelecekte onları kurtaracağım ve onlar Esav’a sonsuza kadar üstün gelecekler.’”177
Bununla Toledot Peraşası’nın açıklamasını tamamladık. Bu peraşayla birlikte okunan Haftara Malahi 1:1–2:7’dedir. Mübarek Tanrı’nın yardımıyla buraya kadar geldik.