“Bunun [Lea’nın] düğün haftasını tamamla. Benim yanımda yedi yıl daha çalışman karşılığında ötekini de sana veririz.”
“Geleneksel yedi günlük düğün kutlamasının sonuna kadar bekle. Bütün yerel önderler düğünün için büyük bir şölen yapmamızı ve yedi gün kutlama düzenlememizi kabul ettiler. Daha sonra Rahel’le de evlenebileceğin konusunda da anlaştılar.”
Tora bu nedenle Lavan’ın, “Ötekini de sana veririz” sözünü çoğul biçimde aktarır.212
Düğün Kutlaması
Burada düğün kutlamalarına ilişkin hükümleri gözden geçirmek uygundur.
Bilgeler, bir erkek bakire bir kadınla evlendiğinde onunla yedi gün sevinmesi gerektiğini düzenlemişlerdir. Damat için bu hafta bayram gibidir; çalışması yasaktır. Sokakta tek başına da yürümemelidir. Bu hafta boyunca damat bir kral gibidir ve günler şölenle, sevinçle geçirilir.
Dul ya da boşanmış bir erkek bakire bir kadınla evlenirse yine yedi gün kutlama yapmalıdır. Dul bir erkek dul veya boşanmış bir kadınla evlenirse üç gün sevinmelidir.213
Esasen cuma ya da pazar günü düğün yapmak yasaktır; çünkü bu Şabat’ın ihlal edilmesine yol açabilir. Bununla birlikte yaygın âdet, bütün hazırlıkların en az üç gün önceden yapılması şartıyla cuma günü düğün yapılmasına izin vermiştir.214
Ay dolunay hâlindeyken düğün yapmak da bir gelenektir. Bu konu Haye Sara’da ele alınmıştır.215
Şabat günü evlenmek yasaktır. Evlilik hukuki bir statü değişikliğidir ve Şabat günü böyle bir değişiklik gerçekleştirilemez.216
Bir bayramın ara günlerinde —Hol HaMoed’de— gelinin bakire veya dul olması fark etmeksizin evlenmek yasaktır. Bu sırada düğün yapmak insanlara bayram sevincini unutturabilir.217 Ayrıca iki ayrı sevinç birbirine karıştırılmamalıdır.
[Lavan’ın, “Bu düğün haftasını tamamla” sözü de bu yedi günlük kutlama haftasına ilişkindir. İki ayrı sevinç birleştirilemeyeceğinden Yaakov, Lea’nın kutlama haftası sona ermeden Rahel’le evlenemedi.] Lavan bu nedenle, “Bunun haftasını tamamla; ötekini de sana veririz” dedi. Bunlar Lavan’ın sözleri olsa da halahaya uygun olmasalardı kutsal Tora’ya yazılmazlardı.218
Bir bayramdan hemen önce evlenmek ve düğün şölenini bayram günü yapmak mümkündür. Asıl sevinç düğün töreni sırasında gerçekleşir.219
Purim günü evlenmek de mümkündür. Fakat iki sevinci karıştırmamak için düğün şölenini Purim’den önce yapmak, Purim’in kendisine bırakmamak daha doğrudur.220
Pesah ile Şavuot arasında Omer’in 33. gününe —Lag LaOmer’e, Aşkenazların söyleyişiyle Lag BaOmer’e; 18 İyar’a— kadar düğün yapmamak gelenektir. Rabbi Akiva’nın 24.000 öğrencisi vardı ve bu otuz üç gün içinde bir solunum salgınıyla öldüler. Birbirlerine gereken saygıyı göstermedikleri ve birbirleri hakkında kötü konuştukları için cezalandırılmışlardı.221 Askera adı verilen bu solunum hastalığı bilinen 913 ölümcül hastalığın en ağırıdır ve çoğu zaman iftira ile kötü niyetli dedikodunun cezasıdır.222
Bazılarına göre Rabbi Akiva’nın öğrencilerinin günahı, birbirlerine Tora öğretmek istememeleriydi.223 İnsan Tora’da yeni bir anlayış kazandığında bunu arkadaşlarına öğretmeli, bilgiyi bencilce kendisine saklamamalıdır. Tanrı Tora’yı gizli kalması için değil, halka öğretilmesi için verdi.
Bu salgından sonra Yahudi dünyası ıssız kaldı ve Tora’nın unutulmasından korkuldu. Tanrı merhamet etti ve Rabbi Akiva’ya beş yeni öğrenci verdi: Rabbi Meir, Rabbi Yehuda, Rabbi Yosi, Rabbi Şimon bar Yohay ve Rabbi Elazar ben Şamua. Bu beş kişi Tora’nın eski görkemini yeniden kurdular.
Bu otuz üç gün bu nedenle toplumsal yas dönemidir. 24.000 büyük bilgenin bu kadar kısa sürede ölmesi büyük bir felaketti.
Hiç evlenmemiş ve “verimli olun ve çoğalın” emrini yerine getirmesi gereken bir erkek, gösterişli bir düğün yapmadığı sürece bu dönemde bile evlenebilir.224
Lag LaOmer’den sonra evlenmek serbesttir.
Lag LaOmer’in kendisinde küçük bir kutlama yapmak da gelenektir. Rabbi Akiva’nın bütün öğrencileri öldüğü için bu günlerde normalde sevinç yapılmaması gerekse de Tanrı ona beş yeni öğrenci verdi ve Tora onlar aracılığıyla bütün dünyaya yayıldı; bu nedenle bir ölçüde kutlama uygundur.225
Tişa BeAv’da bile bir kızla nişanlanmak mümkündür; böylece başka birinin ondan önce davranması önlenir.226
Bir kadın nida hâlindeyken —âdet görmesiyle mikveye dalması arasındaki dönemde— onunla evlenmemek daha doğrudur. Bundan kaçınmak mümkün değilse damat düğünden önce durumdan haberdar edilmelidir.227
Bir erkek bakire bir kadınla evlenmişse evlilik ilişkisini Şabat günü gerçekleştirebilir. Dul veya boşanmış bir kadınla evlilik ise Şabat ya da bayram günü tamamlanmamalıdır; çünkü bu, evlilik işlemini hukuken tamamlar. Bunun tehlikeli olduğu da söylenmiştir.228
Evlilik ilişkisi gerçekleştikten sonra gelin, sanki nida olmuş gibi eşiyle ayrı tutulmalıdır. Bu, kız henüz âdet görmeye başlamayacak kadar genç olsa bile geçerlidir. Kan görülmese bile ilişki gerçekleştiği için gelin nida kabul edilir. [Uygun zamanda mikveye dalıncaya kadar] eşiyle aynı tabaktan yememeli, onun piposunu yakmamalı, yatağını yapmamalı, ona içecek hazırlamamalı veya sevgiyi gösteren başka davranışlarda bulunmamalıdır. Bu dönemde, sıradan nida dönemindeki evli çiftlerden bile daha fazla mesafe korunmalıdır; çünkü damadın arzusu henüz bütünüyle yatışmamıştır.
Gelin evlendiği sırada zaten nida ise, uygun zamanda mikveye dalıncaya kadar eşiyle aynı odada ya da dairede yalnız kalamaz. O zamana kadar damat erkeklerle, gelin de kadınlarla birlikte kalmalıdır; böylece günaha girmezler.
Damat düğün şöleni yapmak istemese bile gelinin ailesi kendi sosyal durumlarına göre onu buna zorlayabilir.
Gelini ve damadı sevindirmek, huzurlarında şarkı söylemek ve dans etmek büyük bir mitsvadır.
Bilgeler, gelinin güzelliğini överken gerçekte olmayan bir güzelliği bile uygun bir dille ifade etmeye izin vermişlerdir.
İnsan Tora öğreniminin ortasında olsa bile bir gelinle damadı sevindirmek için öğrenimini bırakıp kitabını kapatmalıdır. Talmud, büyük Rabbi Yehuda bar Ilai’nin gelinle damadı sevindirmek için öğrenimini bıraktığını anlatır.
Yalnız düğün yemeğine katılmak yeterli değildir. İnsan şölene katılıp sevinmezse beş ayrı hükmü ihlal etmiş sayılır.
Gelini ve damadı sevindirmenin başlıca yolu, onları mutlu edecek sözleri işittirmektir. Böyle bir sevince katılan kişi, beş sesle verilmiş olan Tora’yı derin biçimde anlama liyakatine sahip olur. Bu davranış Bet HaMikdaş’taki Büyük Mizbeah üzerinde şükran korbanı —Todah— sunmaya benzer. Ayrıca Yeruşalayim’in yıkıntılarından birini yeniden inşa etmeye denktir.229 Bir insan iyi bir mizah yeteneğine sahipse ve düğünlerde göğün hatırı için insanları güldürürse Gelecek Dünya’da payı güvence altına alınır.230
[Gelini sabah damadın evine götürüp orada kutsamak âdet olan yerlerde] gelini damadın evine götürme mitsvası —hakhnasat kalah— bu sırada başlar. Gelini damadın evine kadar götürmek büyük bir mitsvadır.231
[Bir erkeğin] gelinin yüzüne bakması yasaktır.232
Bet HaMikdaş’ın yıkılışını hatırlamak için damadın başında, normalde tefilin taktığı yere biraz kül koymak büyük bir mitsvadır. Yeruşalayim için yas tutan kişi onun sevincini görmeye layık olacaktır. Yas tutmayanlar ise Maşiah geldiğinde onun yeniden kurulmuş hâlini göremeyeceklerdir.
Bazı yerlerde Yeruşalayim’in yıkılışını anmak için gelinle damadın huzurunda bir kadeh kırmak gelenektir.233
Düğün Berahaları
İnsan yararlı bir şeyden yararlanırken beraha söylemekle yükümlü olduğu gibi damat da dünyayı, kutsal Tora’yı gözetebilmemiz ve Tanrı’nın büyüklüğünü tanıyabilmemiz için yaratan Tanrı’yı kutsayıp övmelidir.234 Düğün huppasının altında şu yedi beraha söylenir:
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם בורא פרי הגפן
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; asmanın meyvesini yaratan.
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם שהכל ברא לכבודו
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; her şeyi Kendi görkemi için yaratan.
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם יוצר האדם
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; insanı yaratan.
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם אשר יצר את האדם בצלמו בצלם דמות תבניתו והתקין לו ממנו בנין עדי עד. ברוך אתה ה׳ יוצר האדם
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; insanı Kendi suretinde, planıyla belirlenmiş suretin benzerliğinde yaratan ve ondan sonsuza dek sürecek bir yapı hazırlayan. İnsanı yaratan Sen, Tanrı, kutsanmışsın.
שוש תשיש ותגל העקרה בקבוץ בניה לתוכה בשמחה. ברוך אתה ה׳ משמח ציון בבניה
Çocuksuz kalan [ülke], çocukları sevinçle kendisine döndüğünde coşup sevinsin. Tsiyon’u çocuklarıyla sevindiren Sen, Tanrı, kutsanmışsın.
שמח תשמח רעים האהובים כשמחך יצירך בגן עדן מקדם. ברוך אתה ה׳ משמח חתן וכלה
Bu sevgili çifte, eski zamanda Gan Eden’de ellerinin eserine verdiğin mutluluk gibi büyük sevinç ver. Gelinle damadı sevindiren Sen, Tanrı, kutsanmışsın.
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם אשר ברא ששון ושמחה חתן וכלה גילה רינה דיצה וחדוה אהבה ואחוה שלום ורעות. מהרה ה׳ אלהינו ישמע בערי יהודה ובחוצות ירושלים קול ששון וקול שמחה קול חתן וקול כלה קול מצהלות חתנים מחופתם ונערים ממשתה נגינתם. ברוך אתה ה׳ משמח חתן עם הכלה
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; sevinci ve mutluluğu, damat ile gelini, coşkuyu ve ezgiyi, neşeyi ve ferahlığı, sevgiyi ve uyumu, barışı ve dostluğu yaratan. Tanrımız, yakında Yehuda kentlerinde ve Yeruşalayim sokaklarında sevinç sesi, mutluluk sesi, damadın sesi, gelinin sesi,235 huppalarından çıkan damatların coşkulu sesi ve şarkılı şölenlerinden çıkan gençlerin sesi işitilsin. Gelinle damadı birlikte sevindiren Sen, Tanrı, kutsanmışsın.
Şarap bulunmazsa başka bir alkollü içecekten dolu bir kadeh kullanılabilir; bu durumda “asmanın meyvesini yaratan” berahası yerine diğer içecekler için söylenen beraha okunur:
ברוך אתה ה׳ אלהינו מלך העולם שהכל נהיה בדברו
Evrenin Kralı Tanrımız, Sen kutsanmışsın; sözüyle her şeyi var eden.
Aynı yerde iki yeni evli çift bulunuyorsa kıskançlığa yol açmamak için ikisinin berahası birlikte söylenmemeli, her çift için ayrı okunmalıdır.
On üç yaşından büyük on erkekten oluşan minyan bulunmadan bu berahalar söylenemez. Damat bu minyana dâhil edilir.
Yemekte Yedi Beraha
Damadın evindeki ilk yemekte minyan varsa Birkat HaMazon’a olağan giriş yerine şöyle başlanır:
נברך אלהינו שהשמחה במעונו שאכלנו משלו
Meskeninde sevinç bulunan ve yemeğinden yediğimiz Tanrımızı kutsayalım.
Cevap:
ברוך אלהינו שהשמחה במעונו שאכלנו משלו ובטובו חיינו
Meskeninde sevinç bulunan, yemeğinden yediğimiz ve iyiliğiyle yaşadığımız Tanrımız kutsanmıştır.
Erkeklerle kadınlar yemekte birlikte oturuyorlarsa “meskeninde sevinç bulunan” sözleri eklenmez; çünkü kötü eğilimin güçlü olduğu yerde gerçek sevinç bulunmaz.236
Birkat HaMazon’dan sonra Yedi Beraha söylenir. Düğün töreninde “asmanın meyvesini yaratan” berahası öteki altı berahadan önce söylenirken yemekten sonra bu beraha en son okunur.
Gelin ya da damattan biri daha önce hiç evlenmemişse, sofrada yeni bir yüz —panim hadaşot— bulunduğu sürece yedi gün boyunca yemekten sonra Yedi Beraha söylenir. Yeni yüz yoksa ilk gün dışında bütün yedi beraha söylenemez. Diğer günlerde yalnız yedinci beraha olan “sevinci ve mutluluğu yaratan…” söylenir. Bu son beraha için on kişilik minyan da gerekmez; yemekte üç kişinin bulunması yeterlidir.
“Yeni yüz”, yeni evli çiftle henüz yemek yememiş kişidir. Düğün töreninde bulunmuş ve Yedi Beraha’yı orada işitmiş olsa bile, ilk hafta içinde gelinle damatla ilk kez yemeğe katıldığında “yeni yüz” sayılır ve Birkat HaMazon’dan sonra Yedi Beraha söylenir.
Şabat günü yeni bir yüz bulunmasa bile yemekten sonra Yedi Beraha okunabilir. Şabat’ın kendisi yeni bir yüz sayılır.
Dul bir erkek dul veya boşanmış bir kadınla evlenirse Yedi Beraha yalnız ilk gün söylenir; sonradan yeni bir yüz gelse bile tekrar edilmez.
İyi mitsvaları aynı kapta toplamak doğru değildir. Bu nedenle Yedi Beraha, Birkat HaMazon’un söylendiği aynı şarap kadehi üzerinden okunmamalıdır. Âdet, Birkat HaMazon’u bir kadeh üzerinde söylemek, sonra bu kadehi masaya bırakıp ikinci bir kadeh doldurmak ve Yedi Beraha’nın son altısını bu ikinci kadeh üzerinde söylemektir. Ardından ikinci kadeh bırakılır ve ilk kadeh üzerinde “asmanın meyvesini yaratan” berahası söylenir.
İki kadehi Birkat HaMazon’dan önce birlikte doldurmak doğru değildir. İkinci kadeh, Birkat HaMazon’dan sonra doldurulmalıdır.
Odada birden çok masa varsa ve her masa Birkat HaMazon’u ayrı söylüyorsa Yedi Beraha her masada söylenmelidir. Damat o masada yemek yememiş olsa bile kural böyledir.237