“Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı’nın Evi olacak. Bana vereceğin her şeyin onda birini Sana ayıracağım.”
“Bu taş, insanların özellikle Tanrı’nın huzurunda yere kapanmaları için ayrılmış Tanrı’nın Mabedi olacak.”113
Bu taş daha sonra, Bet HaMikdaş’ın üzerine kurulduğu Temel Taşı —Even Şetiya (אבן שתיה)— olarak bilindi. [Taş Kodeş HaKodaşim’de bulunuyor ve Aron HaKodeş onun üzerine yerleştiriliyordu.]114
Yaakov Bet-El’de bulunduğu hâlde daha önce Tanrı’nın bütün İsrael ülkesini onun altına katladığını belirtmiştik.
Yaakov kazanacağı her şeyin onda birini Tanrı’ya ayırmaya söz verdi. Bu, bütün ürünlerinin onda biriydi.
Başka bir görüşe göre ise beşte birini, yani çift maaseri ayırmaya söz verdi. Yaakov kelimesi kelimesine, “Ondalık olarak onu Sana yeniden ondalayacağım” dedi. Gelecekte Tora da böyle bir çift maaseri gerekli kılacaktı: [bir onda bir Levi’ye, başka bir onda bir ise yoksullara].115
Yaakov bu şartı Tanrı’nın vaadinden kuşku duyduğu için koymadı. Kötü eğilimin onu günaha sürükleyip vaadin gerçekleşmesini engellemesinden kaygılanıyordu.116
Bazılarına göre ise Yaakov bunu şartlı söyledi; çünkü vaat kendisine bir rüyada gelmişti ve bütün rüyalarda bir ölçüde hayal unsuru bulunabilir. Bu nedenle, “Eğer bunlar gerçekten gerçekleşirse çift maaser vereceğim ve bu taşı kalıcı bir anıt hâline getireceğim” dedi.117
Lüks
Yaakov’un Tanrı’dan neler istediğini düşünmekte yarar vardır. Yalnız yiyecek ekmek ve giyecek elbise istedi; hiçbir lüks talebinde bulunmadı. Tsadikler yalnızca vazgeçilmez ihtiyaçlar için dua ederler; onsuz yaşayabilecekleri şeyleri istemezler. Bu nedenle Tanrı’nın kendilerine verdiğiyle mutludurlar.
Kral Şelomo da, “Bana ne yoksulluk ne de zenginlik ver” demiştir (Mişle 30:8). Bilge Şelomo, hem zenginliğin hem de yoksulluğun sakıncaları olduğu için insanın ikisinin arasında bulunmasının daha iyi olduğunu söylemiştir. Zengin kişi kolayca kibirlenebilir; bütün dünyanın kendisine ait olduğunu sanıp Gelecek Dünya’yı düşünmeyebilir. Yoksul kişi ise farkında olmadan başkalarına dalkavukluk edebilir, yalan söyleyebilir ve başka günahlara düşebilir.118
Kadınlar da eşlerinden güçlerinin yettiğinden fazlasını istememeyi öğrenmelidir. Aksi hâlde bu onlara Gelecek Dünya’da ceza getirebilir. Erkekler işiyle öylesine meşgul olur ki dualarına yoğunlaşamaz, günde bir iki Tehillim bile okuyamaz hâle gelir. Eşlerinin lüks zevklerini karşılamaya çalışırken yalana ve yanlış yemine başvurabilir, Tanrı’ya gerektiği gibi dua edemezler.
Dindar bir kadın ise kocasının kazandığıyla yetinir. Böylece eşi huzur içinde yaşar ve işini dürüstçe yürütebilir.
İnsan düşünürse Tanrı’nın dünyayı büyük bir hikmetle yönettiğini görür. Tanrı her şeyi ihtiyaç oranında hazırlamıştır. Örneğin buğday dünyanın yaşaması için gerekli olduğundan son derece boldur; gemiler dolusu taşınır. Değerli taşlar ise yalnız lüks oldukları için nadirdir. Sudan buğdaydan da fazla ihtiyaç duyulur; bu nedenle su çok daha yaygındır, yol kenarındaki kuyularda bile bulunur.
Genel olarak bir şey ne kadar gerekli ise o kadar yaygın ve ucuzdur. Tanrı güzel taşları da son derece bol yaratıp ucuz hâle getirebilirdi. Fakat insanın bütün zamanını süs eşyalarına harcamasını istemez.
Yaakov bunu anlamıştı. Bu nedenle yalnızca yiyecek ekmek ve giyecek elbise istedi.
Adaklar
Aslında adakta bulunmakta acele etmek doğru değildir. Fakat Yaakov’un bu anlatısından, insan sıkıntı içindeyken tsedaka vermeyi adamasının ya da Tora öğrenmeye dair bir adak üstlenmesinin iyi bir davranış olduğunu öğreniriz.119
Tora bu nedenle, “Yaakov bir adakta bulunarak söyledi (lemor)” der. Genel olarak Tora lemor (לאמר) ifadesini kullandığında, sözün başkalarına aktarılması gerektiğini bildirir. Burada başka kimse bulunmadığına göre Yaakov’un mesajı kime iletilecekti? Tora, Yaakov’un sözlerinin bütün kuşaklara bir ders vermek amacıyla söylendiğini ima eder: sıkıntı zamanında iyilik yapmak için adakta bulunulabilir.120
İnsan adak verirken henüz fiilen hiçbir şey yapmamış olsa da yapmayı düşündüğü iyi işin liyakati onu daha o anda korur ve sıkıntıdan kurtarır.121
Talmud, Rabbi Zeira zamanında devletin kuraklık dönemlerinde Yahudilerin oruç tutmasını yasakladığını anlatır. Yağmurun Yahudilerin duaları sayesinde yağdığı söylenmesini istemiyorlardı. Rabbi Zeira halka, “Şimdi üzerinize oruç tutmayı kabul edin; yasa kaldırıldığında adağınızı yerine getirirsiniz” dedi. Bu kabulün kendisi büyük yarar sağladı. Sırf orucu adamış olmaları dualarının kabul edilmesine yol açtı.122
Adak yapılırken Yaakov’la ilişkilendirilmesi gerekir. Hasta için tsedaka adanırken, “Yaakov’un Tanrısı, çocuğumu iyileştir; tsedakaya şu kadar vereceğim” ya da “Her gün bir bölüm öğreneceğim”, “Her gün bir Mişna öğreneceğim” veya “Her gün on Tehillim söyleyeceğim” denmelidir. Bu uygulama Yaakov’dan öğrenildiği için onun adı anılmalıdır.123
Bazı görüşlere göre sıkıntı zamanında bile adakta bulunulmamalıdır. Böyle adaklar, insanların üzerlerine aldıkları şeyi yerine getireceklerinden emin oldukları eski çağlarda yapılabilirdi. Günümüzde insanın adağını yerine getirmesini engelleyebilecek çok sayıda durum vardır.124
Bu nedenle en iyisi hiç adak vermemektir. İnsan adağını yerine getirmezse kendisine büyük zarar verir. Adağın hükümsüz kılınması bile her zaman kesin değildir. Adakların iptaline ilişkin hükümler son derece karmaşıktır ve herkes bunlarda uzman değildir. Üç kişinin adağı iptal ettiğini söylemesi bile işlemin mutlaka geçerli olduğu anlamına gelmez. Bu yüzden bir iyiliğe karar verirken, “adaksız olarak” —bli neder (בלי נדר)— demek en doğrusudur.
Bir kimse hasta biri için oruç tutmaya başlamış veya belirli sayıda gün oruç tutmayı üzerine almışsa, hasta arada iyileşse ya da ölse bile bu günlerin tamamını tutmalıdır.125 Benzer şekilde belirli bir miktarı tsedakaya adamışsa hasta iyileşse ya da ölse bile miktarın tamamını vermelidir.126 Fakat daha sonra, adağı verdiği sırada hastanın zaten iyileşmiş veya ölmüş olduğu anlaşılırsa adak hatalı kabul edilir ve yerine getirilmesi gerekmez.127
Yaakov’dan öğrendiğimiz ikinci bir ders, henüz var olmayan bir şeyin devrine ilişkindir. Dünyevi bir ticari işlemde el değiştirecek malın gerçekten mevcut olması gerekir. Henüz var olmayan bir şey satılırsa, satış için hukuki bir işlem yapılsa bile geçersizdir. Böyle bir satışın geçerli hâle gelebilmesinin tek yolu satıcının satışı yerine getireceğine yemin etmesidir.
Tsedaka söz konusu olduğunda bu kural uygulanmaz; henüz var olmayan bir şey bile geçerli biçimde adanabilir. Örneğin bir kişi, “Yüz dolar kazanırsam bunun on dolarını tsedakaya vereceğim” diye söz verirse bu adaktır ve verdiği sözü yerine getirmek zorundadır.128
Yaakov duasında “yiyecek ekmek ve giyecek elbise” istedi (28:20). Elbette ekmek giyilmez, elbise de yenmez. Ancak Haye Sara’da yazdığımız gibi dua ederken insan isteğini mümkün olduğunca açık ve kesin biçimde belirtmelidir.129
Yaakov güçlü ve sağlıklı olmayı da diliyordu; insan hasta olursa malından yararlanamaz. [Ekmeğini yiyebilecek, elbisesini giyebilecek kadar sağlıklı olmayı istedi.] Bu nedenle “yiyecek ekmek ve giyecek elbise” diye dua etti. Bunların yalnızca bir sandıkta saklanmasını istemiyordu.130
Bazılarına göre Yaakov bu adağı ve duayı rüyayı görmeden önce yapmıştı. Tanrı ona, “Geçim konusu dışındaki bütün isteklerini yerine getireceğim” diye cevap verdi. Bir tsadik için geçimini kazanmak her zaman güçtür.131 Tanrı onların yüreklerinin daima göğe yönelmesini ve ihtiyaçları için dua etmelerini ister.132 Toledot’ta yazdığımız gibi onların aydınlanmış dualarını dinlemekten hoşnut olur.133