• Yaratılış 4:25-26

    Adam eşini tekrar bildi; [Hava] bir oğul doğurdu ve ona Şet adını verdi – “Çünkü Tanrı bana, Kayin’in öldürdüğü Evel’in yerine başka bir çocuk bağışladı”. Şet’in de bir oğlu oldu ve ona Enoş adını verdi. Tanrı’nın İsmi ile dua etmeye o zaman başlandı.   Adam, diğer insanların ölüm kaygısı nedeniyle karısından ayrıldığını sandıklarını gördü. Bu nedenle, [Lemeh ve eşlerinin ona…

  • Yaratılış 4:23-24

    Lemeh eşlerine şöyle dedi: “Ada ve Tsila, sesimi işitin; Lemeh’in eşleri, konuşmama kulak verin. Bir adamı yaralayarak, bir çocuğu da bereleyerek öldürdüm. Kayin’den, yedinci nesilde intikam alındıysa, Lemeh için bu ancak yetmişyedincide olacaktır”.   Lemeh ile iki karısı arasında anlaşmazlık vardı ve ondan ayrıldılar. Bunun iki nedeni vardı.   Birinci neden, Tanrı’nın cezayı suça uygun yapmasıdır. Bu nedenle Kayin’e “Evel’i…

  • Yaratılış 4:19-22

    Lemeh iki kadınla evlendi. Birincisinin ismi Ada, ikincisinin ismi de Tsila’ydı. Ada, Yaval’ı doğurdu. [Yaval] Çadırlarda yaşayan ve sürü güdenlerin atasıydı. Kardeşinin adı Yuval’dı; arp ve flüt çalanların atasıydı. Tsila – o da, bakır ve demir araçların üreticisi Tuval Kayin’i doğurdu. Tuval Kayin’in kızkardeşi Naama’ydı.   O günlerde, bir erkeğin iki kadınla evlenmesi adetti. İlk eşin görevi dünyaya çocuk getirmekti,…

  • Yaratılış 4:18

    Hanoh’un bir oğlu oldu – İrad. İrad’ın bir oğlu oldu – Mehuyael. Mehuyael’in bir oğlu oldu – Metuşael. Metuşael’in bir oğlu oldu – Lemeh.   Tora’nın bize bunları aktarmasının nedeni bu kişileri taklit etmememizdir. Bu dünyadan başka hiçbir şey düşünmemişler ve sonsuza kadar yaşamayacakmış gibi sürekli gösterişli yapılar inşa etmişlerdir. Eğer eninde sonunda ölecekleri düşünceleri olsaydı, böyle işler yapmak yerine,…

  • Yaratılış 4:17

    Kayin eşini bildi. [Eşi] hamile kaldı ve Hanoh’u doğurdu. [Bu sırada Kayin] Bir şehir inşa etmekteydi ve bu şehrin adını, oğlunun adı gibi Hanoh koydu.   Kayin, tümüyle tövbe etmeyi ihmal etti ve Nod ülkesine yerleşti. İlk oğulu olunca, adını Enoh [İbranice Hanok (חנוך)] koydu. Yeni bir şehir inşa etmeye başladı ve onun da adını Enoh koydu.  

  • Yaratılış 4:16

    Kayin Tanrı’nın huzurundan ayrıldı. Eden’in doğusundaki Nod ülkesinde yerleşti.   Bu, bize tüm bunlardan sonra bile Kayin’in tövbe etmediğini öğretir. Günahını arkada bırakır gibi “ayrıldı”. Tanrı onunla konuşmasını bitirdikten sonra, nereye isterse oraya gidebileceğini sandı ve çok mutlu ve memnun hissetti.32   Sonra Nod (נוֹד) [gezginlik anlamına gelen] ülkesine gitti. Burası Eden’in doğusundaydı ve Adam’ın Bahçe’den çıkarıldığında gittiği yerdi. Aynısı…

  • Yaratılış 4:14-15

    “İşte bugün beni toprağın üzerinden sürdün ve ben Yüzün’den gizlenmek durumundayım. Dünyada göçebe ve yalnız olacağım ve beni kim bulsa öldürecek.” Tanrı ona “Bu yüzden Kayin’i her kim öldürürse…! [Kayin] Yedinci nesilde/yedi kat cezalandırılacaktır” dedi. Tanrı, her bulan onu öldürmesin diye Kayin’e bir işaret koydu.   Tanrı şöyle dedi, “İtiraf ettiğin için, bir miktar hoşgörülü olacağım. Yine de, diğer insanlardan…

  • Yaratılış 4:13

    Kayin “Günahım taşıyabileceğimden daha büyük!” dedi.   [Bazıları bunun Kayin’in sorduğu bir soru olduğunu söyler.] Dedi ki, “Sen tüm evreni taşıyorsun. O halde benim günahımı taşıyamaz mısın? Bu, benim günahımın taşımak için çok büyük olduğunu gösterir.

  • Yaratılış 4:12

    Toprağı işlediğin zaman, artık sana kuvvetini vermeyecek. Dünyada göçebe ve yalnız olacaksın”.   Tanrı şöyle dedi, “Toprağı sürebilir ve ekebilirsin, ama artık toprağın önceki kadar ürün verme gücü olmayacak. Nereye gidersen git, dinlenemeyeceksin. Her zaman yorgun ve şehirden şehire hareket halinde olacaksın.”   Kayin nereye giderse gitsin, depremdeki gibi toprak ayaklarının altında titriyordu. Tüm hayvanlar bunun neden olduğunu merak etmişti.…

  • Yaratılış 4:11

    Şimdi sen, kardeşinin kanını senin elinden almak için ağzını açan topraktan daha da lanetlisin.   Toprağın da bu günahta payı vardı, çünkü; “ağzını açmış” ve Evel’in kanını yutmuştu. Toprağın kanı emmesi tamamen tabii olabilir ama genellikle yüzeyde bir izi kalır. Bu durumda ise, kan tamamen emilmiş ve yüzeyde hiç iz kalmamıştı.   Bir bakımdan, toprak iyi bir iş yapmıştı, çünkü;…