Yaratılış 18:16

Adamlar yerlerinden kalktılar ve uzaktan Sedom’a doğru baktılar. Avraam onları geçirmek üzere gitti.

Melekler kalktı ve Avraam’ın çadırından ayrılıp, yok etmek amacıyla Sedom’a doğru yol almaya başladılar. Avraam onları yolcu etmek için onlarla birlikte gitti.

Bu, bize bir konuğu yolcu etmenin ne kadar önemli bir kural olduğunu öğretir. Bu, konukseverlik kuralının bir parçasıdır; konuk ayrılırken, ev sahibi ona eşlik etmek için her türlü çabayı göstermeli ve onu uğurlamalıdır.90 Bu, konuğa büyük fayda getirir, çünkü; İlahi Kutsiyet de ona yol buyunca eşlik eder ve onu her türlü aksilikten korur.91

Bu melekler, Avraam’a bu kuralı yerine getirme fırsatı vermek istedi. Bir anda kendilerini Sedom’a nakletmek yerine, yürüdüler ki Avraam onlara eşlik edebilsin. Avraam hala [İlahi haberciler yerine] insanlar ile ilgilendiğini düşünüyordu.92

Tora bu nedenle, “Adamlar yerlerinden kalktılar ve uzaktan Sedom’a doğru baktılar” der. Bu, sıradan insanlar gibi yavaş yavaş yürümeye başladıklarını ima eder. “Avraam’ın onları geçirmek üzere gitmesinin” nedeni budur. Melekler, Avraam’ın ayrılırken onlara eşlik etmek gibi başka bir iyi eylemde bulunmasına izin vermek istiyordu.

Eşlik/Refakat Etmek

Şu hikayeden eşlik etmenin ne kadar önemli olduğuna dair biraz fikir alabiliriz. Fetih savaşlarında, İsraelliler Kenaanlılar’a karşı savaşırken, Luz adı verilen bir kent Yosef’in oymağının payına düşmüştü. Bu şehri ele geçirmek mümkün değildi, çünkü; yenilmez bir savunmaya sahipti. [Kutsal Kitap bu nedenle şöyle aktarır,”Ve Yosef evi, onlar da Beyt-ele çıktılar; ve Tanrı onlarla beraberdi. Ve Yosef evi Beyt-eli keşfe çıktılar (Şehrin adı şimdi Luz’dur.) Ve gözcüler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona şöyle dediler: Şehre girilecek yeri bize göster ve sana karşı iyilikle davranacağız. Ve şehre girilecek yeri onlara gösterdi ve şehri kılıçtan geçirdiler; fakat o adamı ve bütün ailesini salıverdiler. Ve adam Hittiler diyarına gitti ve bir şehir kurup adını Luz koydu; bugüne kadar adı budur.” (Hakimler 1:22-26).

Şehre gizli giriş, girişi büyük bir badem ağacı tarafından kapanmış bitişik mağaradandı. Bu ağacın gövdesi çok kalındı ve mağaranın girişini tamamen kapatıyordu. Ağacın gövdesinin içinde mağaraya ve oradan da şehre giriş için gizli bir kapı bulunuyordu. Yosef oymağı şehri ele geçirmek istediğinde girişi bulamamışlardı. İçeriye bir yol bulup bulamayacaklarını görmek için şehri gözetleyecek bir devriye gönderdiler. Sonunda bir Kenaanlı dışarı çıktı ve sorguya alındı.

Kenaanlı konuşmaya korktu ve girişi sadece parmağı ile gösterdi. Bazıları dudaklarıyla konuşur gibi yaptığını söyler. Yosef oymağı böylece şehre girip, içinde oturanları yok ettiler. Yaşamasına izin verdikleri kişiler, verdiği bilginin ödülü olarak sadece söz konusu Kenaanlı ve ailesiydi. Ayrılmasına ve başka bir şehirde yaşamasına izin verdiler.93

Bu adam gitti, bir şehir kurdu ve ona Luz adını verdi, bu şehrin bugüne kadar da adı budur.94 Nebukadnezar ve Sanheriv gelmiş ve Kutsal Ülke’deki tüm şehirlerdeki halka para harcamış, ancak bu şehir rahatsız edilmemiştir. [Uzun süre boyunca,] Ölüm Meleği’nin bile bu şehre girme yetkisi yoktu. Orada yaşayanlar uzun süre yaşadılar ve şehrin sınırları dışına çıkmadıkları sürece ölmüyorlardı. İnsanlar çok yaşlanıp, yaşama isteklerini kaybettiklerinde, şehirden ayrılıyor ve ölüyorlardı. Ancak, içeride kaldıkları sürece, ölmüyorlardı.95

Başka bir görüşe göre, yaratılıştan itibaren, Tanrı; Ölüm Meleği’nin bu şehrin kurulduğu yerde hiçbir gücünün olmamasına karar vermiştir. Tüm sakinlerinin süresiz olarak yaşamasını ve sağlıklı kalmasını istemişti.96

Talmud, Kral Şelomo’nun iki yazıcısı olduğunu aktarır, [Şişa’nın oğulları Elihoref ve Ahiya] yakışıklı, zeki ve ona çok yakınlardı. Bir gün Şelomo, Ölüm Meleği’nin son derece üzgün olduğunu görür. Nedenini sorduğunda, melek, “İki yazıcının ölüm vakti geldi. Onları bugün öldürmem gerekiyor, ama onlara ne kadar düşkün olduğunu gördüğüm için bunu çok zor buluyorum. Ama görevimi ihmal edemem, çünkü; göklerin emri altındayım” dedi.

Kral Şelomo’nun ise yukarıdaki ve aşağıdaki her şeyin üzerinde gücü vardır. İki Şedim (cin) çağırdı, bunun onları koruyacağını düşünerek, Ölüm Meleği’nin orada gücü olmadığı için iki yazıcısını Luz şehrine getirtir. Ama şehre giden yol üzerinde, kentin sınıra girmeden iki yazıcı ölür.

Ertesi gün Şelomo, Ölüm Meleği’ni tekrar görür, ancak bu sefer çok mutludur. Şelomo nedenini sorduğunda, “Bana büyük bir iyilik yaptın. Bir kişi sadece kaderinde bulunan yerde ölebilir, dünyanın diğer ucunda olsa bile, ayakları onu oraya götürür. Bu iki adam sadece Luz yakınlarında ölebilirdi, ama senden ayrılmayacakları için, benim açımdan onların canını almak zordu. İkisinin aynı yerde bulunma zorunda olması da ayrıca zordu. Bunu en iyi biçimde benim için ayarlamış olduğun için çok mutluyum” dedi.98

Luz şehri bu özel niteliğini sadece daha önce bahsedilen Kenaanlı, kendisi onlara eşlik etmese de, Yosef oymağına şehrin yolunu gösterdiği için kazandı. Bir kişi, diğer kişiye gideceği yere doğru eşlik ederse, kesinlikle iyi ödülü hakeder.99

Diğer kişiye eşlik etmeyi reddetmek, kan dökmeye denktir. Bunu Elişa’ın hikayesinde (2 Krallar 2:23-24) görürüz. Bir kişiye eşlik etmemek ona büyük zarar getirir. Bu nedenle, bir yolcuya refakat etmek Tora’nın emirlerinden biri sayılır, şu kurala dahil edilir, “Komşunu kendin gibi seveceksin” (Levililer 19:18).100

Her yıl, gemiler Kutsal Topraklar’a gider ve döner ve birçok Yahudi bu uzun ve tehlikeli yolculuğu yapar. Bu türdeki yolculuk için özel bir ritüel bulunur.

Bir kişi, Kutsal Topraklar’a veya başka bir yere doğru uzun bir yolculuğa başladığında, ailesinden ve arkadaşlarından ayrıldığı için büyük ıstırap çeker. Bu zamanda insanlar ne kadar kötü hissederse hissetsin, ağlamamalıdır.101 Bu, yolcunun kaderini kötü etkileyebilir ve onu tehlikeye düşürebilir.102 Tersine, mutlu olmalılar ve yolculuğunda başarılı yapması için Tanrı’ya güvenmelilerdir. Böyle bir zamanda, boş sohbetlere katılmamalı, bunun yerine ne yapılması gerektiğini akıllarında tutmalılardır.

Bir kişi yolculuğa çıkmadan önce, vardığı yerdeki yoksullara vermek üzere o kişiye para vermek gelenektir. Bu durumda yolcu, “iyi davranış elçisi” (şeliah mitsva) statüsünü kazanır, [ve geleneğe göre böyle bir elçi zarar görmez].103

Bir kişiyi yolcu eden kişinin ona eşlik ettiği sürece şu ayetleri söylemesi gelenektir. [İlk ayet sayısal olarak 30 değerine sahip, Lamed (ל) harfi ile başlar; ikincisi sayısal olarak 6 değerine sahip Vav (ו) harfi ile başlar, üçüncüsü sayısal olarak 10 değerine sahip Yod (י) harfi ile başlar, dördüncüsü sayısal olarak 5 değerine sahip Hey (ה) harfi ile başlar. Hepsi birlikte bu ilk harfler “eşlik etmek” anlamına gelen Levaya (לְוָיָה) kelimesini oluşturur.104

Bu ayet, 30 kez tekrar edilir:

Kurtarışını ümitle bekliyorum, ey Tanrım! Ümitle bekliyorum ey Tanrım! Kurtarışını. Ey Tanrım! kurtarışını ümitle bekliyorum.105

Altı kez:

Sandık yola çıktığında Moşe “Kalk ey Aşem! Düşmanların dağılsınlar! Sen’den nefret edenler önünden kaçsınlar!” derdi. Durduğunda ise “Geri dön ey Aşem, Yisrael’in on binlerce binlerine!” derdi. (Sayım 10:35-36)

On kez:

“ ‘Tanrı seni mübarek kılsın ve korusun. “ ‘Tanrı, Kutsal Varlığı ile seni aydınlatsın ve sana letafet bahşetsin. “ ‘Tanrı, Yüzü’nü sana doğru kaldırsın ve senin için barış tesis etsin.’ (Sayım 6:24-26)

Beş kez:

Beni tüm kötülüklerden kurtaran melek, bu çocukları mübarek kılsın. Hem benim ismim, hem de babalarım Avraam ve Yitshak’ın isimleri, onlarla anılsın. Ve yeryüzünde balıklar gibi çoğalsınlar”. (Yaratılış 48:16) 106

Aşağıdaki karşılık yedi kez tekrar edilir.

Yolcu şöyle der:

Tanrı’mız Rab’bin iyiliği üzerimizde olsun, emeğimizi başarıya ulaştır, evet yaptığımız işi başarıya ulaştır. (Mezmurlar 90:17)

Yüceler Yücesi’nin gizemli sığınağında oturan, Şaday’ın koruması altında olacaktır. Tanrı’ya diyorum ki O benim sığınağım ve kalemdir, Kendisine güvendiğim Tanrı’mdır. (Mezmurlar 91:1-2)

Ona eşlik eden karşılık verir:

Çünkü O, seni avcının tuzağından, ortalığı kasıp kavuran vebadan kurtaracaktır. Kanatlarıyla seni örtecek ve kanatlarının altına sığınacaksın. O’nun gerçeği kalkan ve zırhtır. Ne gecenin dehşetinden ne de gündüz uçan oktan kork. Ne karanlıkta sinsi sinsi dolaşan vebadan ne de öğlen vakti herşeyi yıkan felaketten kork. Solunda binlerce kişi, sağında onbinlerce kişi düşecek ama sana hiçbir şey olmayacak.Yalnızca gözlerinle bakacak ve kötülerin cezasını göreceksin. (Mezmurlar 91:3-8)

Yolcu şöyle der:

Çünkü sen “Tanrı, benim sığınağımsın”, (dedin.) (Mezmurlar 91:9)

Ona eşlik eden karşılık verir:

Yüce Varlık’ı evin kabul ettin. Başına hiçbir kötülük gelmeyecek ve hiçbir felaket çadırına yaklaşmayacak, çünkü O, meleklerine seni her an korumalarını emredecek. Onlar, seni ellerinin üzerinde tutacak, ayağını bir taşa çarpmayasın diye. Aslanın ve yılanın üzerinde yürüyecek, yavru aslanı ve timsahı ezeceksin. Madem Beni seviyor, Ben de onu kurtaracağım, ona güç vereceğim, çünkü Benim Ad’ımı biliyor. Bana seslendiğinde ona cevap vereceğim, üzüntülü zamanında onun yanında olacağım, onu kurtaracak ve onurlandıracağım. Ona uzun bir hayat vereceğim ve kurtarışımı görmesini sağlayacağım. (Mezmurlar 91:9-16)

Üç kez:

Rab’be sonsuza dek güvenin, çünkü Rab Yah, sonsuza dek kalıcı Kaya’dır. (Yeşaya 26:4)

Sonsuza dek kalıcı Kaya’dır Rab Yah, Rab’be sonsuza dek güvenin. (Ters çevrilmiştir)

Üç kez:

Orduların Rabbi bizimledir, Yaakov’un Tanrısı kalemizdir. (Mezmurlar 46:8)

Üç kez:

Tanrı’m bizi kurtar, Kral, O’na seslendiğimizde bize cevap verecektir. (Mezmurlar 20:10)

Aşağıdaki karşılık yedi kez tekrar edilir. Yolcu şöyle der:

Bir Basamak Şarkısı. Gözlerimi dağlara doğru kaldırıyorum: Yardımım nereden gelecek? Yardımım Tanrı’dan, gökyüzünün ve yeryüzünün Yaratıcı’sından gelir. (Mezmurlar 121:1-2)

Ona eşlik eden karşılık verir:

O, ayağının sendelemesini engelleyecek, Koruyucun uyumaz. Bak, İsrael’in Koruyucusu ne uyuklar ne de uyur. Tanrı, Senin Koruyucu’ndur, Tanrı, sağında koruyucu gölgendir. Gündüz güneş, gece seni ay çarpmayacak. Tanrı, seni tüm kötülüklerden koruyacak, O, senin ruhunu koruyacak. Tanrı, gidiş gelişlerini şimdiden sonsuza dek koruyacaktır. (Mezmurlar 121:3-8)

Üç kez:

Yaakov da yoluna devam etti. Tanrı’nın melekleri onunla karşılaştı. (Yaratılış 32:2)

Ona eşlik eden sonra şöyle der:

Selametle git.107

Yolcu sonra döner ve yoluna devam eder.

Yolcu, Tanrı’ya dua etmeli, O’ndan kendisini yol boyunca korumasını istemelidir. Ayrıca elinden geldiği kadar hayır işi yapmalıdır. Bu nedenle şöyle yazılmıştır: “Adalet önünde gidecek ve adımlarını yola koyacak” (Mezmurlar 85:14). Bu, bir kişinin yolculuğa çıkmadan önce hayır işi yapması gerektiğini belirtir.108

NOTLAR:

90. Yafeh Toar, sayfa 283; Yad, Avel 14:2,3.

91. Zohar, sayfa 104.

92. Alşih

93. Radak, aynı yerde; [Sotah 46b].

94. [Diriliş Kemiği’nin de adının “Luz” olduğunu belirtmek önemlidir, bakınız 1.Cilt, sayfa 331 (Çeviren’in notu: İngilizce Çeviri’nin 1.Cildi)]

95. [Sotah 46b. Karşılaştır. Radak aynı yerde]

96. Zohar, Teruma

97. [1 Krallar 4:3]

98. Suka 43a.

99. Sotah, aynı yerde.

100. Yad, aynı yerde.

101. Zohar Hadaş, Bereşit, sayfalar 10,13.

102. Ş’nei Luhot HaB’rit.

103. [Pesahim 8b; Zohar 3:273a, 3:298a.]

104. Karşılaştır. Şevet Mussar 31; Ş’nei Luhot HaB’rit. [İbranice tercümede, bu tamamlanmamıştır.]

105. [Yaratılış 49:18 ayetinin kelimelerinin sırasını değiştirmeler]

106. [Bunu Yaakov söylediği için, sadece Avraam ve Yitshak’dan bahseder.]

107. [Bakınız Çıkış 4:18, 1 Samuel 20:42, 2 Krallar 5:19. Karşılaştır. Hakimler 18:6, 1 Samuel 1:17. Özellikle bakınız Berahot 63a.

108. Zohar, VaYhi, sayfalar 230, 240.