Yaratılış 1:10

Tanrı, kuru toprağa “Yeryüzü” adını verdi ve suların biriktiği yere “Denizler” adını verdi; Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

 

“Birikilen yer” bir tane de olsa, Tanrı ona çoğul olarak “Denizler” adını verdi, çünkü; her limandaki balığın tadı farklıdır.1

 

Deniz kıyısında kum bulunur, çünkü; suların biraraya toplantıktan sonra, geri dönüp dünyayı tekrar kaplama güçleri vardır.2 Tanrı, yerlerinden ayrılmamalarını buyurdu ve kumu daha ileri gitmemeleri için denizlere sınır olarak belirledi. Ne zaman bir fırtına çıksa, büyük dalgaların köpürdüğünü görürüz ve dünyayı yıkacak gibi görünürler. Ancak kuma geldiklerinde, Tanrı’nın buyruğuna uyarak, alçak gönüllü biçimde geri dönerler.

 

Bilginlerimiz yedi tane denizin olduğunu öğretirler.3 Tanrı onları, çocuklarını Kızıl Deniz’den geçirmek istediğinde ayrılma şartına bağlamıştır.

 

Toprak kurudu ki meyve yetiştirmek mümkün olsun. Suyla kaplı olduğu sürece üzerinde hiçbir şey yetiştirilemezdi.4

 

Tüm bunlar, yeryüzü su ile kaplıyken oldu.5 Sular bir araya gelmeden önce de, toprak bugünkü gibi kuruydu. Toprak ortaya çıkar çıkmaz, tam olarak kuruydu. Bu, “Gökyüzünün altındaki sular bir yere biriksinler ve kara görünsün” ayetinin anlamıdır. Kelimelerden, sular bir araya toplanmadan önce toprağın zaten kuru olduğu anlaşılmaktadır. Tanrı’nın buyruğu verilmeden önce, toprak bu buyruğu bekliyordu.

 

Kuru toprağa “Yeryüzü” denir. İbranice’de bu kelime Eretz (ארץ), rutz (רץ) kökünden gelir ve “koşmak” anlamındadır. Çünkü, yeryüzü Tanrı’nın isteğini yerine getirmek için koşmuştur.

 

Bu bize, bir kişinin eline iyi bir iş yapma fırsatı geçtiğinde bunu ertelemeyip hemen yapması gerektiğini öğretir. Bir kişi ne kadar yaşayacağını bilemez; o halde, “ Bugün yapmasam bile yarın yapabilirim” diyemez. Ertelerse, iyi işi yapamadan bu dünyadan ayrılabilir.

 

Bir kişi, dağları, yüksek zirveleri veya deniz gördüğünde şu berahayı söylemelidir:6

 

Kutsalsın Sen Tanrı’mız, Evrenin Kralı, yaratılışı yapan.

 

Bir kişi, Kutsal Topraklar’a götüren Akdeniz’i görürse, şu beraha söylenir:

 

Kutsalsın Sen Tanrı’mız, Evrenin Kralı, Büyük Deniz’i yapan.

 

Bu berahanın, sadece dünyayı saran Büyük Okyanus’u görünce söylendiğini belirten başka bir görüş vardır, çünkü; “Büyük Deniz” denmektedir.

 

“Yaratılışı yapan” berahası, diğer denizler için söylenir. Bir kişi, büyük bir çöl gördüğünde de, doğanın böyle harikalarını yaratmış olduğu için Tanrı’ya teşekkür etmek amacıyla bu berahayı söyler.

 

Yedi Yeryüzü

 

Her biri diğerinin üzerinde olan yedi yeryüzü yaratılmıştır. Her birinin altında yeraltı suları bulunur. Geminin denizde yüzdüğü gibi, her yeryüzü altındaki suyun üzerinde yüzer.7

 

Yedi yeryüzü şunlardır: Eretz, Adama, Gey, Naşiya, Tziya, Arka ve Tevel. Biz, en büyükleri olan Tevel üzerinde yaşıyoruz. Bu yedi yeryüzüne paralel olarak her biri diğerinin üzerinde yedi gök, her gökte de öncekinden daha büyük melekler bulunur.

 

[Zohar’a göre, bu yedi yeryüzü] yedi [mistik] yerleşim yeridir.8

 

İlk yerleşim yeri, hiç ışığın olmadığı çok karanlık bir yerdir. Rüzgarlar ve fırtınalar yeridir. Dünyamızda rüzgarlar eser ama hiç kimse onları göremez. Görevli melek [Tahariel’in] talimatlarına uyan yetmiş ast meleği vardır. Alev gibi parlar ve geceleri görülebilir, ancak; gündüzleri görülemez. Gün ışığı geldiğinde, derinliklere iner.

 

İkinci yerleşim yeri biraz ışığa sahiptir. Burada insanlara yanlışı yapmasını söyleyen ve kötü yolda yürümesini tavsiye eden melekler bulunur. Bunlar ile büyük melek [Kadumiel] görevlidir. Bir Yahudi, Tanrı’nın buyruklarını yerine getirirse, bu melekler göğe yükselir ve bunu Tanrı’ya bildirirler. Ama bir kişi en küçük bir hata yapsa, göğe yükselme ve günahı bildirmeye hazırdırlar. Her şey bir kitaba yazılır ki her birey yaptığı iyi veya kötü işlerin karşılığını alır.

 

Üçüncü yerleşim yeri, günahkarları cezalandırmak için cehenneme yönlendirilen ışık ve alevler içerir.Burada Samel’in yönetiminde yıkım melekleri bulunur. İnsanların günah işlemesine, bu meleklerin her biri için farklı bir yolla neden olmaya çabalar. Ancak, insan tövbe ederse, bu melekler o kişiyi terkeder ve onun yakınına gelmeye yetkileri kalmaz. Bir kişi Yahudiliği hafife alırsa, bu melekler azar azar onu sarar ve sonunda büyük günahlar işlemesine neden olurlar.

 

Dördüncü yerleşim yeri parlak bir yerdir. Orada merhametin anahtarlarına sahip büyük melek [Padael]in yönetiminde kusursuz, merhametli melekler bulunur. Bir kişinin tövbe veya hisli biçimde dua ettiğini görürse, doğruluk kapılarını açar ki, dua kabul olsun ve dileği yerine gelsin.

 

Beşinci yerleşim yeri tümünün en parlağıdır, ateş ve su meleklerini içerir. Bunlardan bazıları gece yarısında, bazıları günün ağarmasına yakın Tanrı’ya övgüler söyler. Büyük bir melek [Kadaşiel] bunların tümünden sorumludur. Şafak söktüğünde tümü bir araya gelir ve Tanrı’ya şarkı söyler ve tüm yıldızlar ve diğer melekler onlara katılır. Bitirdiklerinde diğerlerini kaldırırlar. Buradan, sabah erken vakitte dua edilmesi gerektiğini, çünkü; tüm varlıkların Tanrı’ya övgüler söylediği bu vaktin bağışlayıcı bir vakit olduğunu öğreniriz.

 

Altıncı yerleşim yeri, Tanrı’nın Kendi isteğine göre özel görevler verdiği melekleri içerir. Melek Uriel, bunlardan ve diğer tüm yerleşim yerlerinden sorumludur.

 

Yedinci yerleşim yeri, bu yerlerin en önemlisi olan bizim dünyamızdır. Yedinci gök olan Aravot’taki ruhların varlığından bahsetmiştik. Buna paralel olarak, bu yerleşim yerinde Tanrı’nın buyruklarını yerine getirerek O’na hizmet eden bedenler bulunur.

 

[Başka bir görüşe göre,] tüm bu yedi yerde insanlar oturur ve Kutsal Topraklar hepsinden yukarıdadır.9 En yukarıda Yeruşalayim vardır.

 

İlk olarak yaratılan kara, Kutsal Topraklar’dır. Diğer karalar ondan sonra yapılmıştır.10

 

[Bazı kişiler] bu yerlerin her birinin diğerinden bir gök ile ayrıldığını söyler.11 Burada garip yaratıklar yaşar, bazılarının iki, bazılarının dört, bazılarının tek yüzü vardır. Yaklaşık on yıl yaşarlar.

 

Dünya yuvarlak olduğu için, bazı yerler yukarıda, bazıları aşağıdadır. Bir tarafı karanlıkken diğer tarafı aydınlıktır. Bazı yerlerde gündüz veya gece sadece bir saat sürer.

 

Gey adı verilen yerde, cehennem (Gey hinnom) ateşi vardır. Bu yerdeki insanlar ağaç dikerler, ancak; hiç bir türde tahıl yetiştirmezler.12

 

Naşiya denilen yerde, pigmeler gibi çok küçük insanlar bulunur. Biçimleri bozulmuştur ve başlarında burun delikleri yerine iki delik bulunur. Ayrıca çok zayıf hafızaları vardır. Bu, “unutkanlık” anlamına gelen Neşiya kelimesi ile ima edilmiştir. Naşiya’da da ağaçlar vardır ama tahıl yoktur.

 

Tziya adı verilen yer çok verimsizdir ve iyi bir şey içermez. Buradaki insanlar yakışıklı ve çok zengindir, ancak başarıları yoktur, çünkü; ağaç dikerler ancak onlardan faydalanamazlar. Kendi dünyalarını terk ederek, bizim yerimize gelirler, çünkü; insanları yemek istemektedirler.

 

Ekmek bulunan tek yer, bizim oturduğumuz yerdir. Bazı kişiler, bu dünyada 365 çeşit insanımsı varlığın varolduğunu iddia ederler. Aslan başlı, insan vücutlu veya tam tersi olabilirler. Bazıları yılan başlı, insan vücutludur, bazıları ise tam tersidir. Bazıları iki başlı, dört elli, kuyruklu ve iki ayaklıdır. Oturduklarında bir kişi, yerken iki kişi gibidirler. Ne zaman yemek yeseler, iki başı birbiri ile, diğerinin daha fazla yediğinden şikayet ederek tartışır.13

 

Dünyamızın dört ismi vardır, Eretz, Tevel, Adama ve Arkah ve tüm bu isimler başka bir mevsimi simgeler.14

 

Eretz, baharı, meyvelerin olgunlaşmaya başladığı zamanı simgeler. Dünya’nın hareket etmesi (Rutz) nedeniyle, çabuk olgunlaşırlar.

 

Tevel, yaz mevsimini, meyvelerin lezzet kazandığı zamanı simgeler. O zaman “lezzet” (Taval-an) sahibi olurlar.

 

Adama, sonbaharı, toprağın kuruyup, toprak (adama) kümeleri oluşturduğu zamanı simgeler.

 

Arka, kış mevsimini, toprağın boş (rek) olduğu ve hiç meyvenin kalmadığı zamanı simgeler.

 

Dünyamızın başka bir ismi Halad’dır. Bu nedenle adlandırılmasının nedeni, kara hayvanlarının tümünün, Hulda (köstebek) hariç, karşılığı olarak denizde bir hayvan bulunmasıdır.15

 

Başka bir görüşe göre, orijinal olarak tek bir yeryüzü vardı, ancak; daha sonra yediye ayrılmıştır.16

 

Bunu bilmek çok önemlidir, çünkü bize Tanrı’nın büyüklüğü hakkında bir fikir vermektedir. Normalde, bu kadar ağır bir şey su üzerinde yüzemez. Ancak, yeryüzü çok ağır olmasına rağmen, Tanrı onun su yüzeyine çıkmasını buyruk vermiş ve öyle yapabilmiştir.17

 

Bilginlerimiz, Dünya’nın çevresinin 24,000 mil olduğunu hesaplamışlardır.18 Yeryüzü’nün iskan edilen kısmı 2323 milden fazladır ve yedi bölüme ayrılmıştır.19

 

Suyu yerin altına yerleştirmek, Tanrı’nın büyük bir lütfudur. Bu su olmaksızın, bitkilerin büyümesi mümkün değildir. Yeraltındaki sular, toprağı nemlendirir ve buğday ile diğer tahılların büyümesini sağlar. Bu mahsüller, nem ile beslenirler.

 

[Zohar, yaratılışın mistik yapısını da anlatarak] derinliğin başlangıçta dört taşın üzerinde durduğunu öğretir.20 Daha sonra alçaltılmıştır ve tümü bir taşın üzerinde durmaktadır. Dünya bu taşın üzerinde durmaktadır ve ondan su akmaktadır.

 

Başka bir görüşe göre, dünya üç sütun üzerinde durmaktadır. Her üç yüz yılda bir, çok hafif biçimde hareket ederler [akabinde depremlere neden olurlar].

 

Bazı kişiler, dünyanın suyun üzerindeki yedi sütun üzerinde durduğunu söylemektedir. Bu su, dağların üzerindedir ve rüzgar ile fırtınaya dayanmaktadır. Başka bir görüşe göre, dünya on iki sütun üzerinde durmaktadır.21

 

Dünya üzerinde, suyun olmadığı bir yer yoktur.22 Tüm dünya suyun üzerindedir; nereyi kazarsanız, su bulursunuz.

 

Bazı kişiler, Eden Bahçesi’nin bu üçüncü günde yaratıldığını söylemektedir.23

 

NOTLAR:

  1. Raşi, yerinde.
  2. Tanhuma
  3. Karşılaştır. [R.Yitzhak] Abarbanel, Tora Açıklaması (Venedik, 1604), s. 13.
  4. Yafeh Toar 29b; Bereşit Rabba 4
  5. Alşih; Şeviley Emuna
  6. Zohar Hadaş 10d; [RabbiYitzhak ben Yosef Caro,] Toledot Yitzhak (İstanbul, 1518)
  7. Zohar Hadaş 11a, 15b.
  8. Pirkey Rabbi Eliezer; Yalkut
  9. Zohar, VaYikra.
  10. Hagiga 12b; Bahya; Zohar Hadaş. Karşılaştır. Yalkut.
  11. Hagiga aynı yerde;Zohar Rakya
  12. Zohar Hadaş 8d, 16b.
  13. Hulin, Bölüm 7.
  14. Bereşit Rabba, VaYişlah; Zohar Hadaş 11c.
  15. [R. Avraham ben Yehezkiya Hazkuni,] Ştey Yadot (Amsterdam, 1726), s.100.
  16. Yafeh Toar, VaYişlah, 444.
  17. Orah Hayim 155
  18. Magen Avraham yerinde
  19. Levuş adı geçen eserde
  20. Orah Hayim 55.
  21. Adı geçen eserde
  22. Karşılaştır Orah Hayim 117
  23. Yalkut, Leh Leha